KÜNYE
(Kapatılan) 6. Hukuk Dairesi 2009/13590 E., 2010/4554 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Nisan 2010
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
358 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı paydaşlığın giderilmesi davasına dair karar davalılardan ... tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Uyuşmazlık dört parça taşınmazdaki paydaşlığın giderilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne, paydaşlığın satış suretiyle giderilmesine karar verilmiş, hüküm davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
1) Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına ve takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2) Davalının ... ada ... nolu parsele ilişkin temyiz itirazlarına gelince;
Paydaşlığın satış yoluyla giderilmesi halinde dava konusu taşınmaz üzerinde bina, ağaç vs gibi bütünleyici parça varsa bunların arzla birlikte satılması gerekir. Ancak muhtesatın bir kısım paydaşlara ait olduğu konusunda tapuda şerh varsa veya bu hususta bütün paydaşlar ittifak ediyorlarsa ve muhdesat arzın değerinde bir artış meydana getiriyorsa bu artışın belirlenmesi için dava tarihi itibariyle arzın ve muhdesatın değerleri ayrı ayrı tespit edilir.
Belirlenen bu değerler toplanarak taşınmazın tüm değeri bulunur. Bulunan bu değerin ne kadarının arza ne kadarının muhdesata isabet ettiği oran kurulmak suretiyle belirlenir. Satış sonunda elde edilecek bedelin bölüştürülmesinde bu oranlar esas alınarak yapılır. Muhdesata isabet eden kısım muhdesat sahibi paydaşa, geri kalan bedel ise payları oranında paydaşlara dağıtılır.
Bütünleyici parçanın arzın paydaşlarına değil de üçüncü şahsa ait olduğunun anlaşılması halinde bu kimseyi muhdesat sahibi olarak davaya dahil etme ve ona satış bedelinden pay vermek mümkün değildir. Olayımızda; dava konusu edilen ve satışına karar verilen ... nolu parseldeki B harfi ile gösterilen ahşap evin ...’a ait olduğu beyanlar hanesindeki şerhten anlaşılmaktadır. Davalılar ... ve ... (...)’un ölü ...’un mirasçıları olduğu dosyadaki nüfus kayıtlarından anlaşıldığına göre muhdesat konusunda oran kurulması gerekirken, ...’un üçüncü kişi olduğundan bahisle muhdesat konusunda oran kurulmadan yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmadığından, hükmün bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2009/13590, K. 2010/4554, 19 Nisan 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama