KÜNYE
(Kapatılan) 6. Hukuk Dairesi 2010/103 E., 2010/1193 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Şubat 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
299 kelime·1 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı önalım davasına dair karar davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, önalım hakkına konu payın iptal ve tesciline ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacılar, paydaş ...’in mirasçıları olduğundan bahisle, davaya konu ... Ada ... nolu parseldeki 14.4.2006 tarihinde davalıya yapılan pay satışının iptali ile kendi adlarına tapuya tescilini istemişlerdir. Ancak davacılar yargılama sırasında, satımdan sonra taşınmazdaki imar uygulaması sebebiyle beş ayrı parselin oluşması nedeniyle taleblerini davalının adına tam malik olarak oluşturulan ...
Ada ... nolu parsele yönelterek, bu parsele ilişkin tapu kaydının iptalini istemişlerdir. Davalı, imar düzenlemesi sebebiyle davacıların murisleri adına da müstakil parseller oluştuğunu, müşterek paydaşlığın kalmadığını, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece imar uygulaması sonucu oluşturulan ve davalı adına tam mülkiyet olarak kayıtlı olan tapunun iptali ile davacılar adına tesciline karar verilmiştir.
Davaya konu 2000/18410 payın davalıya satıldığı 14.4.2006 tarihinden sonra, payın ilişkin bulunduğu ... Ada ... nolu paylı mülkiyete tabi parselin imar uygulama sebebiyle 31.7.2007 tarihli işlem ile kayıtlarının kapatıldığı ve oluşan beş adet yeni ada ve parsellerden ... Ada ..., ... Ada ..., ... Ada ...’in davacıların murisi ..., ... Ada ... nolu parselin davalı ... adına tam mülkiyet olarak, ... Ada ... nolu parselin ise taraflar dışında ... İlçe Belediyesi ile ... adına paylı olarak tapuya tescil edildiği tapu kayıtlarının incelenmesinden anlaşılmaktadır.
Bu durumda önalım hakkı, müşterek mülkiyet ilişkisi devam ettiği sürece mevcut olacağından iptali istenilen ... Ada ... nolu parselde de davacıların ve murislerinin payı bulunmadığından, kendisine başka taşınmazlar verilmek suretiyle payını yitiren davacıların önalım hakkından söz edilemeyeceğinden, davanın reddine karar verilmek gerekirken yazılı şekilde kabul kararı verilmesi hatalı olmuştur.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2010/103, K. 2010/1193, 9 Şubat 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama