KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2010/10384 E., 2011/499 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Ocak 2011
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
399 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı paydaşlığın giderilmesi davasına dair karar davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, bir adet taşınmazdaki paydaşlığın giderilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde; dava konusu taşınmazın aralarında paylı mülkiyet olup taksimi konusunda anlaşamadıklarını belirterek ortaklığın mümkün ise aynen değilse satılarak giderilmesini istemiştir. Davalı ise taşınmazın aralarında paylaşıldığını belirterek davanın fiili taksim nedeniyle reddini savunmuşlardır.
Paydaşlığın giderilmesi davaları paylı veya elbirliği mülkiyetine konu taşınır veya taşınmaz mallarda paydaşlar arasında mevcut birlikte mülkiyet ilişkisini sona erdirip ferdi mülkiyete geçmeyi sağlayan iki taraflı taraflar için benzer sonuçlar doğuran davalardır.
Dava konusu edilen ve reddine karar verilen 3954 parsel sayılı taşınmazın 24.03.2009 tarihinde mirasçılar arasında yapılan taksim sözleşmesi ile 1050/2400 pay ile davacı ... ve 1350/2400 pay ile davalı ... adına paylı mülkiyet olarak kayıtlı olduğu tapu kaydından anlaşılmaktadır. Davalı, her ne kadar taşınmazı aralarında paylaştıklarını savunmuş ise de mirasçılar arasında miras taksim sözleşmesi yapılmış olması hali yürürlükten kaldırılan TMK.
611. maddesi yerine düzenlenen 4721 sayılı TMK.'nun 676. maddesi paylaşma sözleşmesi başlığı altında mirasçılar arasında payların oluşturulması ve fiilen alınması veya aralarında yapacakları paylaşma sözleşmesi mirasçıları bağlar, paylaşma sözleşmesiyle mirasçılar tereke mallarının tamamı veya bir kısmı üzerindeki elbirliği mülkiyetinin miras payları oranında paylı mülkiyete dönüştürülmesini de kabul edebilirler.
Paylaşma sözleşmesinin geçerliliği yazılı şekilde yapılmasına bağlıdır.” hükmünü içermektedir. Madde hükmünden de açıkça anlaşıldığı üzere elbirliği mülkiyetine konu mallarda ortaklar paylaşma sözleşmesi eski deyimle miras taksim sözleşmesi yapmış iseler bu sözleşme ile elbirliği haline son vermiş olduklarından artık ortaklığın giderilmesi davası açamazlar.
Ancak, olayımızda taraflar muristen kalan dava konusu taşınmaz için miras taksim sözleşmesi yapmış iseler de, bu taksim sözleşmesi gereği 29.06.2009 tarihinde tapuda tescil işlemi yaptırılarak paylı mülkiyete geçmişlerdir. Bu durumda artık taraflar arasında düzenlenen miras taksim sözleşmesi geçersiz hale gelmiştir.
Davacı ve davalı adına paylı mülkiyet hükümlerine tabi olan taşınmaz için mahkemece yerinde yapılan keşif sonucu alınan bilirkişi raporunda aynen taksiminin mümkün olduğu belirlendiğinden ve taşınmaz ...köyünde bulunduğundan ifraz krokisi düzenlenerek İl Özel İdaresi Encümeninden karar alınmak sureti ile davalı taşınmazın mümkün ise aynen, değilse satış sureti ile ortaklığının giderilmesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2010/10384, K. 2011/499, 24 Ocak 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama