KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2010/10500 E., 2011/1873 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Şubat 2011
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
320 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, temerrüt nedeniyle kiralananın tahliyesi ve kira alacağının tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, makul sürede dava açılmadığı, kira parasının ödenmediğinin kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, dava dilekçesinde, davalının 01.09.2008 tarihli kira sözleşmesi ile kiracısı olduğunu, Şubat, Mart, Nisan ve Mayıs ayları kira bedellerinin ihtara rağmen ödenmediğini ileri sürerek davalının temerrüt nedeniyle tahliyesine, 8.000,00TL kira bedelinin davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı, duruşmalara katılmadığı gibi süresi içinde cevap da vermemiştir.
Borçlar Kanununun 260.maddesi hükmü uyarınca temerrüt nedeniyle tahliyeye karar verilebilmesi için istenen kira parasının muaccel(istenebilir) olması ve bu kira bedelinin verilen otuz (30) günlük sürede ödenmemiş bulunması ve ihtarnamede verilen süre içerisinde kira parasının ödenmemesi halinde akdin feshedileceğinin açıkça belirtilmesi gerekir.
Olayımıza gelince;Taraflar arasındaki kira sözleşmesi 01.09.2008 başlangıç tarihli ve beş yıl sürelidir. Davacı bu sözleşmeye dayanarak 15.05.2009 keşide 18.05.2009 tebliğ tarihli ihtarname ile Şubat, Mart, Nisan ve Mayıs 2009 ayları aylık 2.000,00 TL 'den toplam 8.000,00 TL kira parasının 30 gün içinde ödenmesini aksi halde kiralananın tahliyesi ve alacağın tahsilinin isteneceğini ihtar etmiştir.
Temerrüt sebebiyle tahliye davası açmak için yasada belli bir süre öngörülmemiştir. İhtarnamenin tebliğinden itibaren 30 gün içinde ödeme yapılmaması halinde 04.01.2010 tarihinde işbu davanın açılmasında bir usulsüzlük bulunmamaktadır.
Öte yandan, davacı yazılı kira sözleşmesine dayanarak ödenmeyen kira parasının tahsilini istemiş olup kira parasının ödendiğini kanıtlama yükümlülüğü davalı kiracıya aittir.Davalı kiracı kira parasının ödendiğini kira miktarına göre yazılı belge ile kanıtlayamamıştır.
Bu durumda mahkemece, işin esasına girilerek oluşan sonuca göre bir karar vermek gerekirken yukarıda açıklanan hususlar gözetilmeksizin ispat yükü de ters çevrilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2010/10500, K. 2011/1873, 23 Şubat 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama