KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2010/1065 E., 2010/7382 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Haziran 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Karar tarihi
- 7.12.2009
- Üçüncü şahıs
- —
Karar Metni
295 kelime·1 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı önalım davasına dair karar davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Uyuşmazlık önalım hakkına konu edilen payın iptali ile davacı adına tesciline ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş,hüküm davacı vekili tarafından vekalet ücretine yönelik olarak temyiz edilmiştir.
Önalım hakkı paylı mülkiyet hükümlerine tabi taşınmazlarda payın üçüncü kişiye satılması halinde,diğer paydaşlara o payı öncelikle satın alma yetkisini veren bir haktır. Bu hak paylı mülkiyet ilişkisi kurulduğu anda doğar ve payın üçüncü kişiye satılması ile de kullanılabilir hale gelir.
Önalım hakkının kullanılması ile bu hakkı kullanan paydaş ile alıcı arasında kapsam ve şartları satıcı ile davalı arasında yapılan sözleşmenin aynı olan bir satım ilişkisi kurulmuş olur. Önalım bedeli tapuda gösterilen satış bedeli ile davalı tarafından ödenen harç ve masrafların toplamından ibarettir.
Olayımıza gelince; önalım hakkına konu edilen ... parsel sayılı taşınmazdaki 1/2 pay taşınmazın paydaşlarından Mustafa Dumanlı tarafından 21.04.2009 tarihinde 40.000,00TL bedelle davalıya satılmıştır. Önalım davalarında dava sonunda verilecek karar mülkiyetin aktarılmasına ilişkin bir karar olduğundan 21.5.1958 gün ve 7 / 3 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nda da belirtildiği üzere davanın sonunda nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekir.
Medeni Kanun’un 734 / 1 maddesi hükmü gereği önalım hakkı ancak dava açılarak kullanılabileceğinden taşınmazda pay satın alan davalı önalım hakkının kullanılması yönünden davanın açılmasına sebebiyet vermiş olmakla davanın kabulüne karar verilmesi halinde vekalet ücreti ve yargılama giderlerinden sorumludur.
Mahkemece davanın niteliğinden söz edilerek yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılması, davacı ile davalı lehine ayrı ayrı maktu vekalet ücreti takdir edilmesi doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2010/1065, K. 2010/7382, 16 Haziran 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama