KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2010/10784 E., 2011/925 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 31 Ocak 2011
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
325 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava feshi ihbar nedeni ile kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Borçlar Kanununa tabi süresiz sözleşmelerde feshi ihbar süresi bu kanunun 262. maddesi hükmüne göre belirlenir. Anılan madde hükmü gereğince süresiz sözleşmelerde altı aylık dönem için üç ay önceden kiracıya feshi ihbar tebliğ ettirilmesi ve o dönem sonunda tahliye davası açılması gerekir. Altı aylık dönemin birinde tebliğ ettirilen feshi ihbar ancak bu dönem sonunda dava açma hakkı verir. Bu feshi ihbar sonraki dönem için kullanılamaz. Borçlar kanununun kapsamına giren yerlerin tahliyesi için feshi ihbar yeterli olup başka bir sebep aramaya gerek yoktur.
Olayımıza gelince. Davada dayanılan ve hükme esas alınan 1.1.2006 başlangıç tarihli 1 yıl süreli kira sözleşmesi konusunda bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Kiralanan boş arsa olarak kiraya verilmiş olup, bu niteliğine göre Borçlar Kanununun adi kira hükümlerine tabi bulunmaktadır. Kira sözleşmesi 31.12.2007 tarihinde sona ermiş, süre sonunda taraflarca feshedilmediğinden Borçlar Kanununun 263. maddesi gereğince süresiz hale gelmiştir.
Bu durumda Borçlar Kanununun 262. maddesine göre altı aylık dönemler için üç ay önceden feshi ihbarda bulunulması ve dönem sonunda da davanın açılması gerekir. 1.1.2008 – 1.1.2009 kira dönemine göre ikinci altı aylık dönem 01.7.2008 ila 1.1.2009 tarihi arasıdır. Bu dönem için İhbarın 01.7.2008 ila 01.10.2008 tarihleri arasındaki üç ay içinde tebliği, davanın da 01.1.2009 tarihinden sonra açılması gerekir.
Davacının gönderdiği feshi ihbar ihtarnamesi 22.10.2008 tarihinde tebliğ edilmiş olup, altı aylık döneme göre üç ay önce tebliğ edilmediğinden sürede değildir. Bu nedenle 13.5.2009 tarihinde açılan davanın reddine karar vermek gerekirken, yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan hükmün bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2010/10784, K. 2011/925, 31 Ocak 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama