KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2010/10863 E., 2011/1090 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Şubat 2011
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
505 kelime·3 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı ... davasına dair karar davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava ... hakkına konu payın iptali ve tesciline ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir. Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin dava konusu taşınmazda ½ hisse sahibi paydaş...'nun mirasçısı olduğunu, davalının taşınmazdan pay satın aldığını iddia ederek ... hakkı nedeniyle payın iptali ile adına tescilini istemiştir. Davalı vekili ise payın adlarına kayıtlı olmadığından davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
... hakkının kullanılmasında davacının dayandığı pay elbirliği mülkiyetine konu ise tüm ortakların birlikte dava açması veya birinin açtığı davaya diğerlerinin muvafakat etmesi gerekir. Çünkü bu gibi hallerde 11.10.1982 gün 3/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca davanın tereke adına açıldığının kabulü gerekir.
Muvafakat duruşmaya gelip bu konuda beyanda bulunmakla veya imzası noterce onaylı muvafakat belgesi ibraz edilmesi suretiyle yahut davacı adına davayı takip eden avukata vekalet verilmesi ile sağlanabilir. Bu yolda ortakların tümünün muvafakati sağlanamazsa Türk Medeni Kanununun 640.maddesi hükmü uyarınca miras bırakanın terekesine görevli mahkemede temsilci atanması için davacıya süre verilir.
Temsilci davacı dışında biri olursa davacının sıfatı biter davayı temsilci takip eder. Dava hakkına ilişkin olan bu hususun hakim tarafından kendiliğinden öncelikle nazara alınması gerekir.
... hakkına konu payın dava sırasında bir başka kişiye veya satışı yapan paydaşa satılması halinde davacının HUMK. nun 186.maddesi hükmü uyarınca seçimlik hakkı olduğundan dilerse davayı yeni satın alan şahsa yöneltir, dilerse davasını tazminata dönüştürerek davalı hakkındaki davasını devam ettirir. Bu nedenle davacıya seçimlik hakkını kullanması için önel verilmelidir. ... hakkına ilişkin payın satış yapan önceki paydaşa dönmesi davacının ilk satışla doğan ... hakkını kullanmasına engel değildir.
Bu gibi hallerde ilk satış bedeli ile ikinci satış bedeli farklı ise davacının hangi satış bedelinden sorumlu olacağı önem kazanır. ... davası açıldıktan sonra davaya konu payı satın alan kimse ... davasının açıldığını bilerek kötü niyetle iktisap etmişse davacı daha düşük ise ilk satış sözleşmesindeki satış bedeli ile, aksi halde son satış bedeli ile sorumludur. Davacının davayı yönelttiği kimsenin kötü niyetli olduğunu iddia etmesi halinde bu iddiasını ispatlamakla yükümlüdür. İkinci satış fazla bedelle ilk satan paydaşa yapılmış ise o kimse ilk satışın tarafı olduğu için kötü niyetli olduğunun kabulü gerekir. Ayrıca kötü niyetin kanıtlanmasına gerek yoktur.
Davacının taşınmazda kendi adına kayıtlı müstakil payı bulunmamaktadır. Davayı miras bırakan ....’nun tapudaki ½ payına dayanarak açtığı anlaşılmaktadır. Davacının dayandığı pay elbirliği halinde mülkiyete tabidir.Dosya içerisinde paydaş .....'ya ait mirasçılık belgesinden davacı ... dışında başka mirasçıları da olduğu anlaşılmaktadır. Bu nedenle yukarıdaki esaslar doğrultusunda işlem yapılarak öncelikle taraf teşkili sağlanması gerekir.
Dava konusu pay 17.8.2005 tarihinde davalıya satılmış olup davacı paydaş 22.8.2007 tarihinde açmış olduğu iş bu dava ile süresinde ... hakkını kullanmıştır. Davalı tarafından dava konusu payın 9.7.2008 tarihinde .....’e satılması davacının ... hakkını kullanmasına engel teşkil etmez.
Mahkemece taraf teşkili sağlandıktan sonra yukarıda belirtilen esaslar dâhilinde işlem yapılarak davacıya seçimlik hakkının kullandırılması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru değildir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2010/10863, K. 2011/1090, 2 Şubat 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama