KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2010/11718 E., 2011/2260 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Mart 2011
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
373 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı önalım davasına dair karar davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Uyuşmazlık önalım hakkı nedeniyle davalıya satılan payın iptali ile davacı adına tescili istemine ilişkindir. Mahkemece süresinde açılmadığından bahisle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Önalım hakkı paylı mülkiyet hükümlerine tabi taşınmazlarda bir paydaşın taşınmaz üzerindeki payını kısmen veya tamamen üçüncü bir kişiye satması halinde diğer paydaşlara bu satılan payı öncelikle satın alma yetkisi veren bir haktır. Bu hak paylı mülkiyet ilişkisi kurulduğu anda doğar ve satışın yapılmasıyla kullanılabilir hale gelir.
Önalım hakkı alıcıya karşı ancak dava açmak suretiyle kullanılır. TMK.nun 733/3. maddesi hükmüyle yapılan satışın alıcı veya satıcı tarafından diğer paydaşlara noter aracılığıyla bildirme yükümlülüğü getirilmiştir.
Önalım hakkı satışın hak sahibine bildirildiği tarihin üzerinden üç ay ve her halde satışın üzerinden iki yıl geçmekle düşer. Bu süre hak düşürücü süre olup mahkemece kendiliğinden göz önünde bulundurulması gerekir.
Olayımıza gelince; önalım hakkına konu edilen payın 8.5.2006 tarihinde davalıya satılması üzerine davacı yapılan bu pay satışını yeni öğrendiğini ileri sürerek 20.3.2007 tarihinde açmış olduğu iş bu dava ile önalım hakkının tanınmasını istemiştir. Yukarıda açıklandığı gibi T.M.K.'nun 733.maddesi hükmü gereğince paylı mülkiyette yapılan pay satışının alıcı veya satıcı tarafından diğer paydaşlara noter aracılığı ile bildirilmesi gerekir.
Yasal önalım hakkının kullanılması için gerekli sürenin başlaması konusunda geçerli olan kural "öğrenme" olgusu değil "bildirim" olgusudur. Bu bildirimde herhangi bir bildirim değil noter aracılığı ile yapılacak bildirimdir. Madde metninde "bildirilir" şeklinde kullanılan ifade kesinlik taşıdığı gibi, sürenin bildirimden başlayacağı da devamı fıkrada açık ve kesin olarak ifade edilmiştir.
Önalım hakkı sahibinin satışı kesin olarak başka bir şekilde öğrenmiş olması sürenin işlemesine yol açmaz. Bu hüküm emredici nitelikte olup H.G.K.'nun 13.4.2005 tarih 2005/6-230 esas 244 karar sayılı kararı da bu doğrultudadır.
Açıklanan bu hukuki olgular karşısında davacıya yasal anlamda bir bildirimde bulunulmadığından davanın süresinde açıldığının kabulü ile işin esasının incelenerek sonucuna göre bir karar vermek gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2010/11718, K. 2011/2260, 1 Mart 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama