KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2010/12282 E., 2010/13873 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Aralık 2010
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
263 kelime·1 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı paydaşlığın giderilmesi davasına dair karar davacı ve davalılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, bir adet taşınmazın paydaşlığının giderilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece satış suretiyle paydaşlığın giderilmesine karar verilmiş, hüküm davacı ve bir kısım davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Paydaşlığın (ortaklığın) giderilmesi davaları paylı veya elbirliği mülkiyetine konu taşınır veya taşınmaz mallarda paydaşlar (ortaklar) arasında mevcut birlikte mülkiyet ilişkisini sona erdirip ferdi mülkiyete geçmeyi sağlayan iki taraflı taraflar için benzer sonuçlar doğuran davalardır.
Paydaşlığın(ortaklığın) giderilmesi davasını paydaşlardan (ortaklardan) biri veya bir kaçı diğer paydaşlara (ortaklara) karşı açar. HUMK.nun 569.maddesi hükmü uyarınca davada bütün paydaşların (ortakların) yer alması zorunludur. Paydaşlardan veya ortaklardan birisinin ölmesi halinde alınacak mirasçılık belgesine göre mirasçılarının davaya katılmaları sağlandıktan sonra işin esasının incelenmesi gerekir.
Dava konusu 330 parselin en son tapu kaydında bir kısım paydaşların paylarını sattıkları, ancak davada bu kişilerin de paydaş olarak yer aldığı, satış bedelinin de tapu kaydı ve mirasçılık belgesindeki paylar oranında taraflara dağıtılmasına karar verildiği yine paydaşlardan ...'in davada taraf olarak yer almadığı ve paydaş ... 'ın dava dilekçesi ve kararda ... olarak yazıldığı anlaşılmıştır.
Yukarıda açıklandığı şekilde öncelikle davada taraf olmayan paydaş ...'in ve ... 'ın davaya dahil edilerek taraf teşkilinin son tapu kaydı uyarınca sağlanması davada payı kalmayan taraflarla ilgili davanın reddi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2010/12282, K. 2010/13873, 16 Aralık 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama