KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2010/1240 E., 2010/8363 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Temmuz 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Karar tarihi
- 20.11.2009
Karar Metni
321 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı önalım davasına dair karar davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava önalım hakkı sebebiyle davalıya satılan payın iptal ve tesciline ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, önalım davasının konu edilen taşınmazdaki payın davalıya 12.1.2007 tarihindeki satımı sırasında 250.000 TL olarak gösterilen satış bedelinin muvazaalı olduğunu, satış yapan ... ...’ın iki ay önce 14/11/2006 tarihinde önalıma konu hisseyi satıcı ...’dan 65.000 TL'ye satın aldığını bu nedenle gerçek satış bedelinin 65.000 TL olduğunu ileri sürerek 4/4/2007 tarihinde süresinde ikame ettiği bu dava ile önalıma konu payın iptali ile müvekkili adına tescilini istemiştir. Davalı vekili tapuda gösterilen satış bedellerinin gerçek olduğunu, bedelde muvazaa yapılmadığını savunmuştur. Mahkemece taşınmaz başına keşif yapılmış ve keşif sonucu alınan bilirkişi raporunda taşınmazın değerinin 149.260 TL olduğu tespit edilmiş ve bu bedel üzerinden davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davacı, tapuda yapılan satış akdinin tarafı olmadığından bedelde muvazaa yapıldığı iddiasında bulunabilir. Ancak bu iddianın davacı tarafından tanık dahil her türlü delille kanıtlanması icap eder. Bu amaçla dinletilen davacı tanıklarının beyanları satış bedeline ilişkin duyumlara dayanmaktadır.
Davalı tanıkları ve daha önceki 14.11.2006 günlü satışın satıcısı ... taşınmazı 230.000.-TL'ye sattığını bedelin 30.000 TL'sını nakit aldığını ve 200.000 TL'sının banka hesabına yatırıldığını belirtmiş ve incelenen banka kayıtları da tanığın ifadesini doğrulamıştır. Yargıtay’ın yerleşen içtihatlarına göre bu konudaki keşif ve bilirkişi mütalaası tek başına yeterli delil olarak kabul edilemez.
Davacı bedelde muvazaa iddiasını yasal delillerle ispat edemediğinden tapudaki satış bedeli üzerinden önalım hakkını kullanmak isteyip istemediği sorularak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2010/1240, K. 2010/8363, 1 Temmuz 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama