KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2010/12541 E., 2011/3534 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Mart 2011
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
307 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı önalım davasına dair karar davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, önalım hakkının kullanılması sebebiyle tapu iptali ve tescili istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi üzerine hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, dava dilekçesinde, davalının 1449 ada 46 parsel sayılı taşınmazın hissedarı ...'dan 4.9.2008 tarihinde satın aldığı payın iptali ve müvekkili adına tescilini istemiştir. Davalı vekili taşınmazın fiilen taksim edildiğini, önalım hakkının kullanılamayacağını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Önalım davasına konu payın ilişkin bulunduğu taşınmaz paydaşlarca özel olarak kendi aralarında taksim edilip her bir paydaş belirli bir kısmı kullanırken bunlardan biri kendisinin kullandığı yeri ve bu yere tekabül eden payı bir üçüncü şahsa satarsa, satıcı zamanında bu yerde hak iddia etmeyen davacının tapuda yapılan satış nedeniyle önalım hakkını kullanması T.M.K.nun 2.maddesinde yer alan dürüstlük kuralı ile bağdaşmaz. Kötü niyet iddiası 14.2.1951 gün ve 17/1 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca davanın her aşamasında ileri sürülebileceği gibi mahkemece de kendiliğinden nazara alınması gerekir. Bu gibi halde savunmanın genişletilmesi söz konusu değildir. Eylemli paylaşmanın varlığı halinde davanın reddi gerekir.
Olayımıza gelince;davalı dava konusu taşınmazın fiilen taksim edildiğini savunmasına rağmen bu konuda yeterli araştırma yapılmamıştır. Mahkemece gerektiğinde yeniden keşif yapılarak tarafların gösterecekleri tanıkların keşif yerinde dinlenerek davacının ve diğer paydaşların kullandıkları yerlerin olup olmadığının saptanması ve bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru olmadığı gibi dava konusu yapılan ...'den satın alınan 25/792 payın iptaline karar verilmesi gerekirken, davalı üzerindeki tüm payın iptaline karar verilmesi de doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2010/12541, K. 2011/3534, 22 Mart 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama