KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2010/12550 E., 2011/2973 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Mart 2011
- Mahkemesi
- İcra Mahkemesi
Karar Metni
381 kelime·2 dk okuma
İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Davacı alacaklı tarafından davalı borçlu hakkında kira alacağının tahsili amacıyla tahliye istekli olarak başlatılan icra takibine vaki itiraz üzerine davacı alacaklı icra mahkemesine başvurarak itirazın kaldırılması, icra inkar tazminatının tahsili ve kiralananın tahliyesi isteminde bulunmuştur. Mahkemece itirazın kısmen kaldırılmasına, icra inkar tazminatının tahsiline ve kiralananın tahliyesine karar verilmesi üzerine karar davacı ve davalı vekili tarafından temyiz olunmuştur.
1-Dosya kapsamına toplanan delillere hükmün dayandığı gerekçelere, davalının elden ödediğini belirttiği miktarı İİK'nun 269/c maddesinde sayılı belgelerle kanıtlayamamış olmasına göre temerrüt olgusu gerçekleştiğinden davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı ve davalı vekilinin alacağa ilişkin temyizine gelince:
Takibe ve davaya daynak yapılan 01.02.2009 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli kira sözleşmesi konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır.Bu sözleşmede aylık 1.500,00 TL KDV dahil olmak üzere belirlenen kira parasının her ayın beşine kadar ödeneceği kararlaştırılmıştır.Davacı vekili anılan kira sözleşmesine dayanarak ...
İcra Müdürlüğü'nün 2009/16094 sayılı dosyası ile 23.11.2009 tarihinde davalı hakkında başlattığı icra takibi ile Şubat 2009-Kasım 2009 arası aylar kira parası 17.700,00 TL ,genel giderlere katılım payı 2.414,54 TL , işlemiş faiz 272,00 TL ve 31,00 TL olmak üzere toplam 20.417,54 TL'nin tahsilini istemiş, ödeme emrinin davalıya tebliğ edilmesi üzerine davalı vekili 01.12.2009 tarihli dilekçe ile alacaklı tarafa böyle bir borçları bulunmadığını, faiz oranının fahiş olduğunu belirterek takibe itiraz etmiştir.
Karara esas alınan bilirkişi raporunda kira başlangıç tarihinden önce yapılan ödemeler ile takipten sonra yapılan ödemeler borç miktarından indirilmiş olup yapılan ödemelerin takip konusu aylara ilişkin olduğu hususunda bir açıklama bulunmadığı gibi davacı tarafından da bir kısmı kira ödemesi olarak kabul edilmemiştir. O halde bilirkişi raporu karara esas alınamaz. Bu durumda mahkemece, takip talepnamesinde 2009 Şubat-Kasım arası kira bedelleri istendiği dikkate alınarak bu aylara ilişkin kiraya mahsuben yapılan ödemelerin hesaba dahil edilerek oluşan sonuca göre bir karar vermek gerekirken yazılı şekilde hatalı bilirkişi raporuna dayalı olarak karar verilmesi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2010/12550, K. 2011/2973, 14 Mart 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama