KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2010/12555 E., 2011/3726 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Mart 2011
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
322 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı önalım davasına dair karar davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, önalım hakkına ilişkin payın iptal ve tescili istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir. Davacılar vekili, dava dilekçesinde müvekkillerinin dava konusu taşınmazda davalıya satılan payın iptali ile müvekkilleri adına tapuya tescilini istemişlerdir. Davalı vekili ise davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, satış tarihinde davacının dava konusu taşınmazda payı olmadığından davanın reddine karar verilmiştir.
Önalım hakkının kullanılmasında davacının dayandığı pay elbirliği mülkiyetine konu ise tüm ortakların birlikte dava açması veya birinin açtığı davaya diğerlerinin muvafakat etmesi gerekir. Çünkü bu gibi hallerde 11.10.1982 gün 3/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca davanın tereke adına açıldığının kabulü gerekir.
Davaya muvafakat duruşmaya gelip bu konuda beyanda bulunmakla veya imzası noterce onaylı muvafakat belgesi ibraz edilmesi suretiyle yahut davacı adına davayı takip eden avukata vekalet verilmesi ile sağlanabilir.
Bu yolda ortakların tümünün muvafakatı sağlanamazsa Türk Medeni Kanununun 640.maddesi hükmü uyarınca miras bırakanın terekesine görevli mahkemede temsilci atanması için davacıya süre verilir.Temsilci davacı dışında biri olursa davacının sıfatı biter davayı temsilci takip eder. Dava hakkına ilişkin olan bu hususun hakim tarafından kendiliğinden öncelikle nazara alınması gerekir.
Olayımızda; davacının satış tarihi itibarı ile dava konusu 239 parsel sayılı taşınmazda müstakil payı bulunmamaktadır. Ancak taşınmazın paydaşlarından 40/64 pay sahibi ...'ın 03.07.2005 tarihinde ölümü ile 3/21 payını davacı ...'a miras bırakmıştır. Davacı davayı miras bırakan ...’ın tapudaki 40/64 payına dayanarak açmıştır. Davacının dayandığı pay elbirliği halinde mülkiyete konu olup, davacı dışında murisin başka mirasçıları da bulunmaktadır. Bu durumda açılan davanın tereke adına açıldığının kabulü gerekir. Mahkemece yukarıda açıklanan prensipler doğrultusunda taraf teşkili sağlandıktan sonra işin esasının incelenmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2010/12555, K. 2011/3726, 24 Mart 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama