KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2010/12720 E., 2011/2758 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Mart 2011
- Mahkemesi
- İstanbul 6.İcra Mahkemesi
Karar Metni
304 kelime·2 dk okuma
İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar davalılardan ... ve davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava kira alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın kaldırılması, tahliye ve %40 tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, borçlu ...’in 5.000 TL alacağa yönelik itirazının kaldırılmasına, kiralananın tahliyesine, kefiller yönünden açılan davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekili ve davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
1- Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına dayandıkları belgelere temyiz olunan kararda yazılı gerekçelere göre davalı ...’in temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince;
Takipte dayanılan ve hükme esas alınan 14.11.2008 başlangıç tarihli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Sözleşmeyi davalı ... kiracı olarak, diğer davalılar ... ve ... da kefil olarak imzalamışlardır. Kefillerin sorumluluğuna ilişkin olarak sözleşmenin “Ek yükümlülükler” başlıklı 2.maddesinde, kefillerin sorumluluğunun, hem kendi aralarında hem de borçlu yanında müteselsil olduğu belirtilmiştir.
Sözleşmedeki bu düzenleme karşısında kefaletin müşterek ve müteselsil olduğunun kabulü gerekir. Davacı tarafından kiracı ve kefiller hakkında başlatılan 14.01.2009 tarihli icra takibinde ödenmeyen Aralık 2008 ile muacceliyet koşulu uyarınca istenebilir hale gelen dönem sonuna kadar kira bedellerinin tahsili istenmiştir. Takibe konu alacağın sözleşme süresi içindeki aylara ait olduğu, uzayan döneme ilişkin talepte bulunulmadığı görülmektedir.
Tespit edilen bu hukuksal olgu karşısında borçlu kiracı ile birlikte müteselsil kefiller hakkında da takip yapılmasında bir usulsüzlük bulunmadığına göre mahkemece bu husus göz ardı edilerek, borçlu kefiller hakkındaki istemin reddine karar verilmesi doğru değildir.
Karar bu nedenle bozulmalıdır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2010/12720, K. 2011/2758, 9 Mart 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama