KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2010/13040 E., 2011/1079 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Şubat 2011
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
375 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı paydaşlığın giderilmesi davasına dair karar davalılardan ... tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava iki adet taşınmazın ortaklığının giderilmesi isteğine ilişkindir. Mahkemece taşınmazların satılarak ortaklığın giderilmesine karar verilmiş, hüküm davalılardan ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Paydaşlığın (ortaklığın) satış suretiyle giderilmesine ilişkin davalarda taşınmaz üzerinde bulunan bina, ağaç gibi bütünleyici parçanın (muhtesat) kime ait olduğu konusunda uyuşmazlık olup da bunlar üzerinde bazı paydaşların (ortaklar) hak iddia etmeleri ve öncelikle bu uyuşmazlığın giderilmesini istemeleri halinde eğer bunların değeri sulh mahkemesinin görevine giriyorsa olay bir hadise olarak, sulh mahkemesinde çözümlenir. Aksi halde o paydaşa görevli mahkemede dava açmak üzere HUMK.’nun 567.maddesi hükmü uyarınca on(10) günlük yasal süre verilmelidir. Yasadan doğan bu süre kesin olup kısaltılamaz ve uzatılamaz.Bu süre içerisinde dava açılırsa sonucun beklenmesi, açılmaz ise o konuda uyuşmazlık yokmuş gibi davaya devam edilmesi gerekir.
Olayımızda, davaya konu edilen ve satışına karar verilen 2631 ada 4 nolu parselde mahkemece keşif yapılmış ve taşınmaz üzerinde muhtesat niteliğinde çeşitli meyve ağaçları, ev, ahır ve kömürlük olduğu tespit edilmiştir. Paydaşlardan ... vekilinin muhtesatların müvekkiline ait olduğunu ileri sürmesi üzerine mahkemece 15.10.2008 tarihli duruşmada ilgili tarafa görevli mahkemede dava açmak üzere 10 günlük süre tanınmıştır.
Dairemizin 22.09.2009 tarihli geri çevirme kararı üzerine dosya içine konulan Kırşehir 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/263 esas 2009/78 karar sayılı dava dosyasının incelenmesinde; muhtesata yönelik olarak harcı ödenmek suretiyle 21.10.2008 tarihinde dava açıldığı ve bu dava sonucunda 374 ada 18 ve 2631 ada 4 nolu parseller üzerindeki tek katlı ev, kömürlük, tandırlık vs.den oluşan muhtesatların ...’a ait olduğunun tespitine karar verildiği kararın henüz kesinleşmediği görülmektedir.
Muhtesatın tespitine yönelik kesinleşmiş yargı kararı tüm tarafları bağlayacağından mahkemece ilgili dava dosyasının kesinleşmesi beklenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olmuştur.
Öte yandan satış sonrasında elde edilecek satış parasının tapu kaydı ve mirasçılık belgesindeki paylara göre hak sahiplerine ödenmesi ile yetinilmesi gerekirken borçlu ortağa düşecek kısmın icra takip dosyasına yatırılmasından söz edilerek yazılı şekilde dağıtım kararı verilmesi de usul ve yasaya aykırı olup hüküm bu nedenlerle bozulmalıdır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2010/13040, K. 2011/1079, 2 Şubat 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama