KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2010/13073 E., 2011/3992 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Mart 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
310 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı önalım davasına dair karar davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, önalıma konu payın iptali ve tesciline ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı dava dilekçesinde dava konusu 37738 ada 5 parsel nolu taşınmazda hissedar bulunduğunu, davalının bu taşınmazdaki 18/177 hisseyi satın almış olmasına rağmen önalım hakkını engellemek için muvazaalı olarak takas gösterildiğini belirterek davalı adına kayıtlı payın iptali ve davacı adına tescilini istemiştir. Davalı ise işlemde muvazaanın söz konusu olmadığını, trampada önalım hakkının kullanılamayacağını, bu nedenle davanın reddini savunmuştur.
Önalıma konu payın bulunduğu İzmir ... da kayıtlı 37738 ada 5 parselin 18/177 hissesi dava dışı ... adına, ... Mahallesi 25025 ada 2 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki 9 nolu bağımsız bölüm ise davalı ... adına kayıtlı iken, malikler aralarında bedel ve miktar farkı gözetmeksizin karşılıklı olarak 10.03.2008 tarihinde takas ettikleri ve adlarına tescil edildiği anlaşılmaktadır.
Davacı ıslah dilekçesinde bu takasın önalım hakkını engellemek için muvazaalı olarak yapıldığını aslında işlemin satış olduğunu iddia etmiş ise de bu iddiasını kanıtlayamamıştır. Her ne kadar takasa konu taşınmazların keşfen bilirkişi marifetiyle belirlenen değerleri arasında fark bulunakta ise de, keşif tek başına muvazaayı kanıtlamaya yeterli olmadığı gibi değerlerde satışı değil, trampayı teyit eder niteliktedir.
Öte yandan dinlenen davacı tanıklarının beyanları da işlemin takas olmayıp satış olduğunu ispata elverişli değildir. Bu durum karşısında davacı tapuda trampa olarak yapılan işlemin muvazaalı olduğunu kanıtlayamadığından dava konusu 37738 ada 5 parsel nolu taşınmazda 10.03.2008 tarihinde yapılan işlemin gerçekte trampa olduğunun kabulü gerekir.
Trampa yoluyla edinilen pay hakkında önalım hakkı kullanılamayacağından davanın reddi gerekirken yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2010/13073, K. 2011/3992, 30 Mart 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama