KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2010/13093 E., 2011/1252 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Şubat 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
459 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı önalım davasına dair kararın temyiz incelemesi duruşmalı olarak davalı-davacı tarafından süresi içinde istenilmekle gün tayin edilerek taraflara gönderilen davetiyelerin tebliğ edilmesi üzerine belli günde davalı vekili Av.... ile davacı vekili Av.... geldiler. Hazır bulunanların sözlü açıklaması dinlendikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, önalım hakkına konu edilen payın iptali ve davacı adına tesciline ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi üzerine hüküm davacı vekili ve davalı vekili tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
1-Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir olunarak karar verilmiş olmasına, takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına, resmi satış işleminin tarafı olan davalının satış bedelinin gerçekte daha fazla olduğu savunmasının dinlenemeyeceğine, yapılan pay satışının noter aracılığı ile bildirilmemesi nedeniyle davanın geç açılmasına davalı sebebiyet verdiğinden önalım bedelinin yeniden tespit edilmesinin istenemeyeceğine, davacının yasal önalım hakkını kullanmasında bir usulsüzlük olmamasına göre temyiz eden davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı vekilinin vekalet ücreti ve yargılama giderlerine ilişkin temyiz itirazlarına gelince;
Davacı vekili, dava dilekçesinde, davacının 1 No’lu parseldeki 1 bağımsız bölümün paydaşı olduğunu, taşınmazın paydaşlarından ... İnş. ve Tic Ltd Şti’nin taşınmazdaki 1 / 8 payını 19.8.2009 tarihinde 110.000 TL bedelle davalıya sattığını davacının 22.2.2010 tarihinde tapu sicil müdürlüğünden öğrendiğini, önalım hakkını kullanmak istediğini belirterek, davalı adına kayıtlı payın iptali ile davacı adına tescilini talep etmiştir. Davalı vekili, dava konusu edilen payın gerçekte 275.000 TL bedelle satın alındığını, dava tarihi itibariyle önalım bedelinin belirlenmesini istediklerini savunmuştur.
Önalım hakkı, paylı mülkiyet hükümlerine tabi taşınmazlarda payın üçüncü şahsa satılması hainde, diğer paydaşlara o payı öncelikle satın alma hakkını veren bir haktır. Bu hak, paylı mülkiyet ilişkisi kurulduğu anda vücut bulur ve payın üçüncü şahsa satılması ile de kullanılabilir hale gelir. Medeni Kanun’un 734 / 1 maddesi gereğince önalım hakkı alıcıya karşı dava açılarak kullanılır.
Olayımıza gelince; 1 parsel No’lu taşınmazdaki 1 bağımsız bölüm No’lu iş yeri-mağazanın dava konusu edilen 1 / 2 payı taşınmazın paydaşı ... İnş. ve Tic Ltd Şti tarafından 19.8.2009 tarihinde 110.000.TL bedelle davalıya satılmış, davacı da yapılan pay satışı noter aracılığı ile bildirilmediğinden öğrenme tarihine göre yasal iki yıllık hak düşürücü süre içinde 8.3.2010 tarihinde açtığı işbu dava ile önalım hakkını kullanmak istediğini bildirmiştir. Davalı dava konusu edilen payı satın almakla davanın açılmasına sebebiyet vermiş olduğundan yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumludur. Mahkemece davanın kabulüne karar verilirken davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi ve yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılması doğru görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2010/13093, K. 2011/1252, 8 Şubat 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama