KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2010/13166 E., 2011/4783 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Nisan 2011
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
339 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı önalım davasına dair karar davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava önalım hakkına konu payın iptali ve davacı adına tesciline ilişkindir. Mahkeme davanın kabulüne karar vermiş hüküm davalı tarafından temyiz etmiştir.
Davacı vekili, dava dilekçesinde, davalı adına kayıtlı payın iptali ile davacı adına tescilini istemiştir. Davalı vekili ise davanın süresinde açılmadığını, taraflar arasında fiili taksim bulunduğunu davanın reddini savunmuştur.
Önalım davasına konu payın ilişkin bulunduğu taşınmaz paydaşlarca özel olarak kendi aralarında taksim edilip her bir paydaş belirli bir kısmı kullanırken bunlardan biri kendisinin kullandığı yeri ve bu yere tekabül eden payı bir üçüncü şahsa satarsa, satıcı zamanında bu yerde hak iddia etmeyen davacının tapuda yapılan satış nedeniyle önalım hakkını kullanması T.M.K.nun 2.maddesinde yer alan dürüstlük kuralı ile bağdaşmaz. Kötü niyet iddiası 14.2.1951 gün ve 17/1 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca davanın her aşamasında ileri sürülebileceği gibi mahkemece de kendiliğinden nazara alınması gerekir. Bu gibi halde savunmanın genişletilmesi söz konusu değildir. Eylemli paylaşmanın varlığı halinde davanın reddi gerekir.
Olayımıza gelince; önalım hakkına konu payın ilişkin bulunduğu taşınmazda yapılan keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda üzerinde iki katlı birbirinden bağımsız dört daire bulunduğu, dinlenilen yerel bilirkişilerin ifadelerine göre katlardan birinin davacıya ait olduğu ve diğer katın ise önalım hakkına konu payı satan ...’a ait olduğu ve bu şekilde kullandıkları tespit edilmiştir. Nitekim bu husus davacının da kabulündedir.
Ayrıca davacı dava konusu taşımazdaki payını satın aldığı 22/12/1993 tarihinde iptali istenen payın bayii tarafından kendisine karşı önalım hakkı nedeni ile açılmış olan dava eylemli taksim nedeni ile reddedilmiş ve bu karar dairemizce onanarak kesinleşmiştir.
Bu durumda önalım hakkına konu edilen payın ilişkin bulunduğu taşınmazın satımdan uzun süre önce paydaşları arasında taksim edildiği ve ona uygun şekilde kullanıldığı yolundaki savunmanın kanıtlanması nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2010/13166, K. 2011/4783, 14 Nisan 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama