KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2010/13515 E., 2011/4081 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 31 Mart 2011
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
271 kelime·1 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı paydaşlığın giderilmesi davasına dair karar davalılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava yedi adet taşınmazın paydaşlığının giderilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece satış sureti ile ortaklığın giderilmesine karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir
Paydaşlığın (ortaklığın) giderilmesi davaları paylı veya elbirliği mülkiyetine konu taşınır veya taşınmaz mallarda paydaşlar (ortaklar) arasında mevcut birlikte mülkiyet ilişkisini sona erdirip ferdi mülkiyete geçmeyi sağlayan iki taraflı taraflar için benzer sonuçlar doğuran davalardır.
Paydaşlığın(ortaklığın) giderilmesi davasını paydaşlardan (ortaklardan) biri veya bir kaçı diğer paydaşlara (ortaklara) karşı açar. HMUK.nun 569.maddesi hükmü uyarınca davada bütün paydaşların (ortakların) yer alması zorunludur. Paydaşlardan veya ortaklardan birisinin ölmesi halinde alınacak mirasçılık belgesine göre mirasçılarının davaya katılmaları sağlandıktan sonra işin esasının incelenmesi gerekir.
Olayımızda; dava konusu edilen ve satışına karar verilen 201, 146, 182, 46, ve 175 parsel sayılı taşınmazlarda paydaş olan ...’ın mirasçılık belgesine dosya içerisinde rastlanılmamıştır. Adı geçen paydaşın ibraz ettirilecek mirasçılık belgesine göre tespit edilecek mirasçılarının davaya dahil edilmeleri sağlanmadan karar verilmesi doğru değildir.
Öte yandan 105 ve 157 parsel sayılı taşınmazlar ... üzerine kayıtlı olmasına rağmen, dosyaya ibraz edilen mirasçılık belgesine göre tarafların ...’ın mirasçıları oldukları anlaşılmaktadır. Mahkemece tapu kaydı ile mirasçılık belgesi arasındaki çelişki üzerinde durularak aradaki çelişki giderildikten sonra işin esası incelerek sonucuna göre karar verilesi gerekirken bu hususlar üzerinde durulmadan karar verilmesi doğru değildir
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2010/13515, K. 2011/4081, 31 Mart 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama