KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2010/13693 E., 2011/3778 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Mart 2011
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
306 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı paydaşlığın giderilmesi davasına dair karar davalılardan ... tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, alacaklı tarafından icra mahkemesinden alınan yetkiye dayalı olarak borçlu ...'ın murisi ...'ın paydaş olduğu 26 adet taşınmazın ortaklığının giderilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece 25 adet taşınmazın ortaklığının satış yolu ile giderilmesine, 1 adet taşınmaza ilişkin davanın feragat nedeni ile reddine karar verilmiş, hüküm davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Paydaşlığın (ortaklığın) giderilmesi davaları paylı veya elbirliği mülkiyetine konu taşınır veya taşınmaz mallarda paydaşlar (ortaklar) arasında mevcut birlikte mülkiyet ilişkisini sona erdirip ferdi mülkiyete geçmeyi sağlayan iki taraflı taraflar için benzer sonuçlar doğuran davalardır.
Paydaşlığın(ortaklığın) giderilmesi davasını paydaşlardan (ortaklardan) biri veya bir kaçı diğer paydaşlara (ortaklara) karşı açar. HUMK.nun 569.maddesi hükmü uyarınca davada bütün paydaşların (ortakların) yer alması zorunludur. Paydaşlardan veya ortaklardan birisinin ölmesi halinde alınacak mirasçılık belgesine göre mirasçılarının davaya katılmaları sağlandıktan sonra işin esasının incelenmesi gerekir.
Olayımıza gelince; dava konusu taşınmazların paydaşı olan ... kızı ... davacı tarafça davaya dahil edilmiş ise de dava dilekçesinin tebliği için çıkarılan tebligat parçasına göre tebliğin aynı konutta oturan eşi ...'e yapıldığı, tebligat parçasında ... soyadının üstü çizilerek ... yazıldığı, bu halde dava dilekçesinin davalı ...'e tebliği yerine başka bir davalı olan, paydaş ...'in mirasçısı ...'e tebliğ edildiği anlaşılmıştır.
Bu durumda davalı ...'e dava dilekçesinin usulünce tebliğ edilmemesi nedeniyle taraf teşkilinin sağlandığından da bahsedilemez. HUMK.nun 73.maddesi uyarınca hakim tarafları usulüne uygun olarak duruşmaya davet etmedikçe hükmünü veremez. Mahkemece öncelikle taraf teşkilinin sağlanması ve ondan sonra işin esasının incelenmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2010/13693, K. 2011/3778, 28 Mart 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama