KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2010/13884 E., 2011/3372 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Mart 2011
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
546 kelime·3 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar davacılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava iş yeri ihtiyacı nedeniyle kiralananın tahliyesine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekilince temyiz edilmiştir.
Davacılar vekili, dava dilekçesinde, davalıların 1.1.2001 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli sözleşme ile kiracı olduklarını, dava konusu dükkana müvekkillerinden ...'ın oğlu ...’ın ihtiyacı bulunduğunu ve burada beyaz eşya ticareti yapacağını, ihtiyaçlı ...'ın halen asker olup 2006 Mayıs ayında terhis olacağını belirterek kiralananın tahliyesini istemiştir.
Davalılar vekili ise davanın süresinde açılmadığını, iddia edildiği gibi kira başlangıç süresinin 1.1.2001 değil 1.3.2001 tarihli ve süresiz olduğunu, davanın Borçlar Kanununun 262.maddelerindeki sürelere göre açılması gerektiğini, ihtiyacın samimi olmadığını, ihtiyaçlının babası ...'a ait pek çok iş yerlerinin bulunduğunu ve yapılacak işe daha uygun olduğunu, ihtiyacı karşılayacak boş dükkanları varken bu davanın açılmasında davacının iyi niyetli olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahalli mahkemece verilen karar dairemizin 9.2.2009 gün ve 12961-1012 karar sayılı ilamı ile bozulmuştur. Bozma ilamında davanın süresinde açıldığı ve ihtiyacın sabit olduğu belirlenmiş,dava konusu yerin yapılacak işe uygun olup olmadığı konusunda beyaz eşya ticareti işinden anlayan bilirkişi marifetiyle keşif yapılması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği vurgulanmıştır.
Mahkemece bozmaya kararına uyularak yapılan keşifte dinlenen inşaatçı bilirkişisi verdiği 9.12.2009 tarihli raporunda dava konusu dükkanın ön cephesinde bulunan ana yolun tek yön ve trafik bakımından işlek olması,
doğu cephesinde bulunan yolun dar olması ve imar durumu itibariyle belediye tarafından yol genişletilmek için istimlak yapılması durumunda dükkanın metrekaresi ve cephesi küçüleceğinden yapılmak istenen beyaz eşya dükkanın yapılmasına uygun olmadığını belirtmiştir.Beyaz eşya ticaretinden anlayan bilirkişi ... ise 11.12.2009 tarihli bilirkişi raporunda dava konusu yerin alan itibariyle beyaz eşya ticareti yapmak için uygun bulunduğuna,dükkanın ön cephesindeki ana yolun tek yönlü trafiğe açık olması beyaz eşya işine engel olmayacağını,
mevcut hali ile dava konusu dükkanın beyaz eşya ticareti için son derece uygun olduğunu ve inşaatçı bilirkişi raporuna bu nedenle katılmadığını belirtmiştir. İnşaatçı ve beyaz eşya ticaretinden anlayan bilirkişiler birlikte verdikleri ek raporda önceki raporlarını tekrar etmişlerdir. Davacı dava, konusu yerde mevcut hali ile beyaz eşya ticareti yapılacağını belirtmiştir. Her dava dava açıldığı tarihteki duruma göre değerlendirilir.
Her ne kadar inşaat bilirkişisi raporunda imar durumu itibariyle belediye tarafından yol genişletilmek için istimlak yapılması veya yeni bir inşaat yapılması halinde yolda kalan kısmının terk edilmesi ve belediye mücavir alan içerisinde her türlü inşaat, tadilat, kat ilavesi için inşaat ruhsatı alınması gerektiğini,
dükkanın imar durumuna göre dükkanın metre karesi ve cephesi küçüleceğinden dolayı yapılmak istenen işe uygun olmadığını belirtmiş ise de dosya kapsamından dava tarihi itibariyle belediyece yolun genişletileceğine ilişkin bir karar olmadığı gibi yol güzergahınada kaldığı belirtilen kısımların istimlak edildiğine ilişkin bir kararında bulunmadığı anlaşılmaktadır.
İnşaat bilirkişisi dava konusu yeri mevcut haline göre değerlendirmemiş, ilerde belki yapılacak yol genişletilmesi ve imar durumuna göre yeniden yapılacak inşaata göre değerlendirme yapmıştır. O nedenle raporlar arasında çelişkiden de bahsedilemez. Bu nedenle talimat yoluyla bu çelişkinin giderilmesi için davacıya talimat masraflarının yatırılması için kesin mehil verilmesi doğru değildir.
Dava konusu yerin mevcut hali ile yapılacak işe uygun olduğu belirlendiğine göre kiralananın tahliyesine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle davanın red edilmesi doğru olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2010/13884, K. 2011/3372, 21 Mart 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama