KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2010/14033 E., 2011/3910 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Mart 2011
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
385 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Uyuşmazlık, iş yeri ihtiyacı nedeniyle kiralananın tahliyesine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, dava dilekçesinde, davacı ...’nin oğlu ...’nin işlettiği büfeyi 1996 yılında kapattığını, halen bir işi olmadığını, kiralananda market işi yapmak istediğini, bu konuda davalıya ihtarname gönderilmesine rağmen sonuç alınamadığını belirterek, davalının kiralanandan tahliyesini talep etmiştir. Davalı vekili, ihtiyacın gerçek ve samimi olmadığını, davacının aynı caddede başka dükkanlarının olduğunu, belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
İhtiyaç iddiasına dayalı davalarda tahliyeye karar verilebilmesi için ihtiyacın gerçek, samimi ve zorunlu olduğunun kanıtlanması gerekir. Devamlılık arzetmeyen geçici ihtiyaç tahliye nedeni yapılamayacağı gibi henüz doğmamış veya gerçekleşmesi uzun bir süreye bağlı olan ihtiyaç da tahliye sebebi olarak kabul edilemez. Davanın açıldığı tarihte ihtiyaç sebebinin varlığı yeterli olmayıp bu ihtiyacın yargılama sırasında da devam etmesi gerekir.
Olayımıza gelince; uyuşmazlık ihtiyaç iddiasına dayalı tahliye istemine ilişkindir. Davaya dayanak yapılan ve hükme esas alınan 1.3.2004 başlangıç tarihli ve 5 yıl süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davacı, oğlu ...’nin işsiz olduğunu, kiralananda market işi ile iştigal edeceğini iddia ederek tahliye isteminde bulunmuştur.
Dinlenen davacı tanıkları davacının iddiasını doğrular nitelikte anlatımda bulunarak 1958 doğumlu ihtiyaçlının uzun süredir işsiz olduğunu, daha öncede benzer nitelikteki büfe işletmeciliği yaptığını, artık bir iş yapmak istediğini, kiralananda market işi yapacağını söylemişlerdir.
Yapılan keşif sonrasında düzenlenen bilirkişi raporunda da davalının restorant işi yaptığı davalının savunmasında belirtilen diğer dükkanların boş olmayıp kirada oldukları ve kiralananın da yapılacak işe diğer dükkanlara göre daha uygun bulunduğu belirtilmiştir. Davacının kirada bulunan dükkanlardan yapılacak işe uygun olanının seçilerek tahliyesinin istenmesi mülkiyet hakkının kullanımının gereğidir ve davacının bu konuda seçimlik hakkı bulunmaktadır.
Uzun süredir işsiz olan ve kendisine ait başkaca iş yeri bulunmayan davacının oğlunun toplanan delillere göre ihtiyaç iddiası kanıtlanmıştır. Bu durumda mahkemece ihtiyacın samimi olmadığı, market işletmeciliği için herhangi bir başvuru yapmadığı düşüncesi ile davanın reddine karar verilmesi doğru değildir. Mahkemece tahliye isteminin kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmadığından kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2010/14033, K. 2011/3910, 29 Mart 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama