KÜNYE
(Kapatılan) 6. Hukuk Dairesi 2010/1692 E., 2010/5821 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Mayıs 2010
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
272 kelime·1 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, işyeri ihtiyacı nedeniyle kiralananın tahliyesine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmesi üzerine hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, dava dilekçesinde, davalının 25.04.2006 tarihli kira sözleşmesi ile kiracı olduğunu, çay ocağı olarak kullanılan kiralananda çay ocağı işleteceğini, halen bir işi bulunmadığını ileri sürerek kiralananın tahliyesini istemiştir.Davalı, davacının tüpçü dükkanı çalıştırdığını, başka taşınmazları bulunduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
İhtiyaç iddiasına dayalı davalarda tahliyeye karar verilebilmesi için ihtiyacın gerçek, samimi ve zorunlu olduğunun kanıtlanması gerekir. Devamlılık arzetmeyen geçici ihtiyaç tahliye nedeni yapılamayacağı gibi henüz doğmamış veya gerçekleşmesi uzun bir süreye bağlı olan ihtiyaç da tahliye sebebi olarak kabul edilemez. Davanın açıldığı tarihte ihtiyaç sebebinin varlığı yeterli olmayıp bu ihtiyacın yargılama sırasında da devam etmesi gerekir.
Olayımıza gelince; davaya dayanak yapılan ve hükme esas alınan 25.04.2006 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davacının halen babasına ait tüpçü dükkanında çalıştığı, üç çocuğu bulunduğu, asgari ücret yetmediğinden çay ocağı işleteceği dinlenen tanık beyanlarından anlaşılmaktadır. Davacının babasından ayrı kendi adına bağımsız iş yapma isteği doğal karşılanmalıdır. Davacı babasına ait işyerinde çalışmaya zorlanamayacağından kendi işini yapma isteği dikkate alınarak ihtiyacın gerçek, samimi ve zorunlu olduğunun kabulü ile kiralananın tahliyesine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2010/1692, K. 2010/5821, 11 Mayıs 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama