KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2010/2230 E., 2010/8542 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Temmuz 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Karar tarihi
- 26.2.2009
Karar Metni
308 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı alacak davasına dair karar davalı Çelikler Kollektif Şti. tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Uyuşmazlık, hor kullanma tazminatının tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, 12.900 TL hor kullanma tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesi üzerine hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde, davalının davaya ait taşınmazda 1.9.2002 başlangıç tarihli ve 5 yıl süreli kira sözleşmesi ile kiracı olduğunu, davalının kiralananı 1.4.2008 tarihinde tahliye ettiğini, kiralanan sözleşmeye göre tam ve eksiksiz teslim edildiği halde hasarlı şekilde bırakıldığını, Polatlı Sulh Hukuk Mahkemesinin 2008/69 değişik iş sayılı dosyasıyla hasarın tespit edildiğini,
bilirkişi tespit raporuna davalının itiraz ettiğini bildirerek yapılan tadilat ve onarım bedellerini ayrı ayrı kalemler halinde belirterek 10.319,77 TL hasar bedeli ile bir aylık tadilat süresinin karşılığı 3000 TL olmak üzere toplam 13.319.77 TL'nin ticari faiziyle davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı vekili sözleşme gereğince projeye uygun değişiklikler yapıldığını, taşınmazın kiralandığı tarihte kullanıma uygun olmadığını, tespit dosyasındaki bilirkişi raporuna itiraz ettiklerini belirterek davanın reddini savunmuştur.
HUMK.'nun 388/son maddesi uyarınca hüküm sonucu kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, istek sonuçlarından herbiri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında birer birer, açık şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir. Davacı vekili dava dilekçesinde talep ettiği alacak kalemlerini ve miktarlarını ayrı ayrı belirtmiş yargılama sırasında yapılan keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda da bu alacak kalemleri tek tek ayrıntılı olarak değerlendirilmesine rağmen mahkemece kararda talep edilen alacak kalemlerinden kabul edilenlerin miktarlarının dayanaklarıyla birlikte denetime elverişli şekilde tek tek gösterilmemesi doğru değildir. Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2010/2230, K. 2010/8542, 6 Temmuz 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama