KÜNYE
(Kapatılan) 6. Hukuk Dairesi 2010/3179 E., 2010/4327 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Nisan 2010
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
309 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı elbirliği mülkiyetinin müşterek mülkiyete dönüştürülmesi davasına dair karar davalılardan kendi adına asaleten Küçük Çocukları ... ve ... adına velayeten ... tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Uyuşmazlık, elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete çevrilmesine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmesi üzerine hüküm kendi adına asaleten çocukları ... ve ...’e velayeten ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına, takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre temyiz eden davalılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davalılar vekilinin vekalet ücretine ilişkin temyiz itirazlarına gelince ;
Davacı tarafından dava konusu ... No’lu parseldeki elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete çevrilmesi için açılan davada kendi adına asaleten küçük çocukları ... ve ...’e velayeten davalı ... vekili 16.1.2008 tarihli cevap dilekçesi ile davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. Her ne kadar davalılar vekili duruşmalara katılmamış ise de adı geçen davalılar yargılamada vekille temsil edildiklerinden yararlarına vekalet ücreti takdir edilmesi gerekir.
Davada haklı çıkan taraf yararına yargılama gideri olarak vekalet ücretine hükmedilmesi için vekilinin duruşmalara girmesi şart değildir. Yargılama gideri olarak haklı çıkan yararına vekalet ücreti hükmedilmesi, diğer tarafın onu vekil tutmak zorunda bırakmış olgusundan kaynaklanmaktadır. Bu nedenle vekilin yargılama ile ilgili olarak yazılı ya da duruşmada sözlü hukuki yardımda bulunduğunun gerçekleşmesi halinde vekalet ücreti takdir edilmesi gerekir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 15.6.1984 gün ve 13 / 392-715 sayılı kararı da bu yöndedir. Bu durum karşısında mahkemece yargılamada kendisini vekille temsil ettiren davalılar yararına vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken vekalet ücretine hükmedilmemesi ve davalılar vekilinin isminin karar başlığında gösterilmemesi doğru görülmediğinden kararın vekalet ücretine hasren bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2010/3179, K. 2010/4327, 13 Nisan 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama