KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2010/3355 E., 2010/10987 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Ekim 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
768 kelime·4 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı alacak-tazminat davasına dair karar davacı ve davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, ödenmeyen 2007 yılı Aralık ve 2008 yılı Ocak ayları kira parası ve işlemiş faiz toplamı 98.181,38-TL ile erken tahliye nedeni ile taşınmazın yeniden kiraya verilecek makul süre kira bedelinden fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak şimdilik 10.000-TL tazminat bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, 14.424,30-TL asıl kira alacağı ve 474,30-TL işlemiş faizin davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili ve katılma yolu ile davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-)Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına, takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre temyiz eden davalı vekilinin tüm ve davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-)Davacı vekilinin kira alacağına ilişkin temyiz itirazlarına gelince;
Davacı vekili, davalının kiralananda 01.06.2006 başlangıç tarihli sözleşme ile aylık 48.080,99-TL bedelle kiracı olduğunu, 10.12.2007 tarihinde kiralanan tahliye edilip anahtarın notere teslim edildiğini, anahtarın teslim alınması için 08.01.2009 tarihinde noter ihtarının tebliğ edildiğini, 09.01.2009 tarihinde anahtarın teslim alındığını,
kira sözleşmesinin 4. maddesine göre kira bedelinin her ayın 5.günü ödenmesi gerektiği halde 2007 yılı Aralık ayı 48.080,99-TL ve 2008 yılı Ocak ayı 48.080,99-TL ve 2007 yılı Aralık ayı 1,550-TL ve 2008 yılı Ocak 468-TL işlemiş faiz olarak toplam 98.181,38-TL kira bedeli ve kira dönemi sona ermeden kiralanan terk edildiğinden kiraya verilecek makul süre olarak fazlaya ilişkin hak ve alacak saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000-TL tazminatın tahsilini istemiştir.
Davalı vekili, kiralananın 07.08.2007 tarihli noter ihtarı ile 4 ay sonra 09.12.2007 tarihinde teslim edileceği bildirilmesine rağmen anahtarın teslim alınmadığını bu nedenle 07.12.2007 tarihinden sonrası için kira bedeli istenmesinin doğru olmadığını, anahtarın 09.01.2008 tarihinde teslim alınmış olması nedeni ile kira sözleşmesinin uzadığı kabul edilerek Aralık ve Ocak ayları kirasının istenmesinin doğru olmadığını, 4 ay önceden haber verildiği için kira kaybı söz konusu olmadığını, fesih hakkının sözleşmeye uygun olarak 4 ay önceden kullanıldığını, davacının B.K.nun 274. maddesindeki haklarından feragat ettiğini,
bu nedenle dava ve talep hakkı bulunmadığından davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davalı kiracının sözleşmedeki koşula uygun olarak 4 ay önceden tahliye iradesini davacıya bildirdiğini, 31.07.2007 tarihli noter ihtarı ile 4 ay sonra anahtarın saat 15.00 itibarı ile teslim edileceğinin bildirildiğini, noter ihtarının 07.08.2007 tarihinde kiralayana tebliğ edildiğini, bu durumda 08.12.2007 tarihinden itibaren kiralananın tahliye edilmesinin sözleşmeye uygun olduğunu, anahtarın teslim alınmasına gelinmediği için notere tevdi edildiğini, kiracının sorumluluktan kurtulduğunu, bu aşamadan sonra temerrüt söz konusu olmayacağını,
sözleşmenin 4/c maddesine göre 2007 yılı Aralık ayı için 9 günlük 14.424,30-TL kira borcu bulunduğunu, 06.12.2007 tarihi itibarı ile temmerrüt oluştuğundan bu tarihten itibaren faiz miktarının 474-TL olarak saptandığını, yeniden kiraya verilecek süre kadar kira kaybı zarar isteminin sözleşmenin 9/c maddesine göre oluşmadığını benimseyerek fazlaya ilişkin istemin reddine 14.424-TL asıl alacak 474-TL işlemiş faizin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Davada dayanılan ve hükme esas alınan 01.06.2006 başlangıç tarihli ve altı yıl süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Sözleşmenin özel şartlar bölümü 9/a. maddesinde kiracının dört aylık ihbar öneline uymak kaydı ile kira sözleşmesini feshedebileceği, bu takdirde fesih ihbarının hüküm ifade ettiği tarihten sonraki süreler için kira bedeli ödeme yükümlüğünün olmayacağı kararlaştırılmıştır.
Anılan madde davalı kiracıya sözleşmeyi süresi içinde tek taraflı feshetme yetkisi vermektedir. Bu şart geçerli olup tarafları bağlar. Davalı kiracı tarafından sözleşmedeki koşula uygun olarak davacıya 07.08.2007 tarihinde tebilğ edilen noter ihtarnamesi ile kiralananın dört ay sonra tahliye edileceği ve anahtarın teslim alınması gerektiği bildirilmiştir.
Davacının ihtarnamede belirtilen tarihte kiralananın anahtarını teslim almaya gelmemesi üzerine, davalı kiralananın anahtarlarını 10.12.2007 tarihinde notere tevdi ederek keyfiyeti ise 08.01.2008 tarihinde tebliğ ettirdiği ihtarname ile davacıya bildirmiştir. Davacı vekili tarafından anahtar noterden 09.01.2008 tarihinde teslim alınmıştır. Anahtar teslimi hukuki bir işlemdir.
Kiralananın davalı tarafından tahliye edildiğinin kabul edilebilmesi için boşaltılarak anahtarın kiralayana usulüne uygun olarak teslim edilmesi zorunludur. Bu da tevdi mahalli tayini veya anahtarın notere teslimi ile olur.Anahtar teslimine ilişkin noter ihtarnamesinin usulüne uygun olarak kiralayana tebliğ edildiği tarihte kiralananın tahliye edildiğinin kabulü gerekir.
Bu durumda kiralananın 08.01.2008 tarihine kadar davalının kullanımında olduğunun ve kiracılık ilişkisinin bu tarihe kadar devam ettiğinin kabulü gerekir. Dolayısıyla davalı bu tarihe kadar olan kira ödemelerinden sorumludur. Davacının zararı da kiralananın anahtarının noterde olduğunun bildirildiği tarihe kadar olan süreye ilişkin kira parasından ibarettir. Mahkemece anahtar teslimine ilişkin noter ihtarının tebliğ tarihine kadar olan kira alacağının tahsiline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde anahtarın notere tevdi edildiği tarihe kadar olan kira parasının tahsiline karar verilmiş olması doğru değildir. Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2010/3355, K. 2010/10987, 18 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama