KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2010/3534 E., 2010/10693 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Ekim 2010
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
396 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı önalım davasına dair karar davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, önalım hakkına dayalı tapu iptal ve tescili istemlerine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacılar vekili, müvekkillerinin paydaş olduğu 1867 parsel nolu taşınmazda, davalının pay satın alması sebebiyle önalım hakkına dayalı olarak davalı payının iptali ile eşit olarak davacılar adına tesciline karar verilmesini istemişdir. Davalı davanın reddini savunmuş, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Önalım hakkı paylı mülkiyet hükümlerine tabi taşınmazlarda bir paydaşın taşınmaz üzerindeki payını kısmen veya tamamen üçüncü bir kişiye satması halinde diğer paydaşlara bu satılan payı öncelikle satın alma yetkisi veren bir haktır. Bu hak paylı mülkiyet ilişkisi kurulduğu anda doğar ve satışın yapılmasıyla kullanılabilir hale gelir.
Önalım davasında dava konusu payın satış bedeli ile ödenmesi zorunlu harç ve masrafların toplamından ibaret olan önalım bedelinin 20.6.1951 gün ve 13/5 sayılı İ.B.K gereğince hükümden önce mahkemece belirlenecek uygun bir zaman içinde depo edilmesi için davacıya önel verilmesi gerekir. Davacıya verilen bu önelin kesin olduğuna da mahkemece karar verilebilir. Kesin önel içerisinde öngörülen işlem yerine getirilmez ise HMUK.nun 163.maddesi hükmü gereğince buna ilişkin hak yitirilmiş olur. Ancak anılan bu madde hükmünün uygulanabilmesi için davacının davayı sürüncemede bırakacak davranışta bulunması gerekir.
Olayımıza gelince; Davacılardan ... önalım hakkına konu payın bulunduğu 1867 nolu parselde 1/3 pay sahibi ise de, diğer davacı ...'nun tapu kayıtlarının incelenmesinde paydaş olarak adının yazılı olmadığı, dava dışı ... isimli bir kişinin paydaş olduğu görülmektedir. Bu durumda mahkemece davacı ...'nun tapu kaydı ile olan ilgisinin saptanması, dava hakkına ilişkin bu hususun öncelikle çözümlenmesi gerekir. Bu husus üzerinde durulmadan davacı ...'nun açtığı davanın kabulüne karar verilmesi hatalıdır. Öte yandan mahkemece davanın kabulüne karar verilirken, hangi parselde, hangi payın iptal edilip, kimler adına tapuya tescil edileceği hükümde açıkça gösterilmemiştir. Bu nedenle HUMK.'nun
388.maddesi uyarınca hükmün infazda tereddüt yaratacak şekilde düzenlenmesi isabetsizdir. Yukarıdaki esaslar doğrultusunda önalım bedelinin yargılama sırasında depo ettirilmesi gerekirken, önalım bedelinin hükümden sonra yatırılmasına karar verilmesi doğru olmadığı gibi karar ve ilam harcının önalım bedeli üzerinden alınması gerekirken, keşfen belirlenen değer üzerinden fazla miktarda alınması da hatalı olmuştur.
Hüküm bu nedenlerle bozulmalıdır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2010/3534, K. 2010/10693, 12 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama