KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2010/3589 E., 2010/12657 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Kasım 2010
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
260 kelime·1 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı önalım davasına dair karar davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Uyuşmazlık, önalım hakkına konu edilen payın iptali ve davacı adına tescili istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Tebligat Kanunu’nun 20-21 ve Tüzüğün 28. maddesi gereğince muhatap veya muhatap adına tebliğ yapılabilecek olanlardan her biri gösterilen adreste bulunmaz ise tebliğ memurunun adreste bulunmama sebebini bilmesi muhtemel komşu, yönetici, kapıcı, muhtar, ihtiyar heyeti, zabıta amiri ve memurlarından tahkik ederek beyanlarını tebliğ tutanağına yazıp imzalatması, imzadan çekinmeleri halinde de bu durumu yazıp imzalaması gerekir.
Olayımızda, davalı ...’ya dava dilekçesinin tebliğine ilişkin tebligat parçasında adresin sürekli kapalı olması sebebiyle mahalle muhtarına tebliğ edildiği ve iki numaralı haber kağıdının kapıya yapıştırıldığı komşusuna haber verilmediği imza alınmadığı veya imzadan imtina ettiği şeklinde bir beyan olmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda duruşma gün ve saatini bildirir dava dilekçesinin, TK’nun 21. maddesine göre usulüne uygun yapıldığından söz edilemez. Dava, davalının yokluğunda görülüp bitirilmiştir. Taraf teşkili dava şartlarından olup, taraflara usulüne uygun tebligat yapılmadıkça duruşma yapılamaz, hüküm verilemez.
Bu durumda, mahkemece, anılan davalıya duruşma gün ve saatini bildirir dava dilekçesinin usulüne uygun olarak tebliğ edilmesi ondan sonra işin esası hakkında bir karar vermek gerekirken savunma hakkı kısıtlanmak suretiyle yazılı hüküm kurulması doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2010/3589, K. 2010/12657, 22 Kasım 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama