KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2010/3883 E., 2010/11493 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Ekim 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
295 kelime·1 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı önalım davasına dair karar dahili davalı ve davacılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, önalım hakkı nedeniyle davalıya satılan payın iptali ve tescili istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne, satılan payın iptaline,½ oranı ile davacılar adına kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm davacılar vekili ve davalı ... vekili tarafından ayrı, ayrı temyiz edilmiştir. 1-)Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına göre davacılar vekilinin temyiz itirazları yerinde değildir.
2-)Davalı ... vekilinin temyiz itirazlarına gelince; dava konusu taşınmaz ... Holding tarafından teklif usulü ihale yöntemiyle davalı ...'ya satılmış olup, dava konusu taşınmazdaki satın alınan pay yargılama aşamasında satın alan ... tarafından 10.11.2003 tarihli resmi satış senedi ile ...'e satılmıştır. ... satın aldığı dava konusu taşınmazdaki payı 01.09.2006 tarihli resmi satış senedi ile son olarak davaya dahil edilen ...'a 46.000-TL bedeli mukabilinde satmıştır.
Yapılan ilk satış T.M.K.'nun 733/1 maddesinde belirtilen cebri artırma ile satış niteliğinde olmadığından ön alım hakkının kullanılmasına engel bir durum söz konusu değildir. Davacı taraf vekili ikinci ve üçüncü satışın kötü niyetle muvazalı yapıldığını öne sürmüştür. Türk Medeni Yasasının 6.maddesine göre kanun aksini emretmedikçe taraflardan her biri iddiasını ispata mecburdur. Davacı, taşınmazdaki payın kötü niyetle satıldığını kanıtlayamamıştır.
Davaya dahil edilen ... ile ...'ın önalım davasının açıldığını bilerek kötü niyetle muvazaalı olarak dava konusu payı iktisap ettiklerinin kanıtlanamaması nedeni ile davacının üçüncü satış sözleşmesindeki satış bedeliyle sorumlu tutulması gerekirken bu husus gözetilmeksizin yazılı gerekçeyle bilirkişi raporunda belirlenen rayiç bedel ile sorumlu tutularak bu bedel üzerinden davacılar adına tescil kararı verilmiş olması doğru değildir. Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2010/3883, K. 2010/11493, 25 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama