KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2010/4011 E., 2010/8507 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Temmuz 2010
- Mahkemesi
- Erdemli İcra Mahkemesi
- Karar tarihi
- 18.01.2010
Karar Metni
543 kelime·3 dk okuma
İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar davacılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Davacı alacaklılar tarafından davalı borçlu aleyhine kira alacağının tahsili için tahliye istemli olarak başlatılan icra takibine davalı borçlunun itiraz etmesi üzerine davacı alacaklılar icra mahkemesinden itirazın kaldırılması ve kiralananın tahliyesi isteminde bulunmuş, mahkemece davanın reddine dair verilen karar davacı alacaklılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı alacaklılar vekili, dava dilekçesinde, davalı borçlunun müvekkillerinin miras bırakanı ... ... ile yaptığı 20.12.2006 tarihli sözleşme ile kiralananda kiracı olup kira paralarını ödememesi nedeniyle hakkında icra takibi yapıldığını, takip üzerine davalı borçlunun kiraya ve kira borcuna karşı itirazda bulunduğunu, kira bedellerini de ödemeyerek temerrüde düştüğünü belirterek, itirazın kaldırılmasını, takibin devamını ve kiralananın tahliyesini talep etmiştir.
Davalı borçlu, dava konusu edilen kiralananı ... ... isimli kişiden kiraladığını, sözleşmeyi de kabul ettiğini, ancak kiralayanın kira bedellerini gelip kendisinden alacağını, fakat daha sonra farklı birkaç kişinin gelip kendisinden kira bedeli istemesi üzerine kirayı ödemediğini, ... ... ile aralarında ek sözleşme yaptıklarını, buna göre üç yıllık kira parasının peşin olarak ödendiğini, kendisine gönderilen ihtarnamede de ödeme yaptığının kabul edildiğini, sonradan evin kiralayana değil ... ... isimli kişiye ait olduğunu öğrendiğini, adı geçenin de kendisine başkasına kira parası ödememesini söylediğini belirterek,
haksız açılan davanın reddini savunmuştur
İcra takibinde ve davada dayanılan ve karara esas alınan 20.12.2006 başlangıç tarihli ve beş yıl süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Sözleşme davacı alacaklıların miras bırakanı ... ... ile davalı borçlu arasında düzenlenmiştir. Dosyada bulunan mirasçılık belgesine göre kiralayanın 14.01.2008 tarihinde ölümü ile geride davacı alacaklılar kalmıştır.
Davacı alacaklılar da davalı borçlu hakkında Erdemli İcra Müdürlüğü’nün 2009 / 1379 sayılı dosyası ile tahliye istekli olarak yaptıkları icra takibi ile davalı kiracıdan 20.12.2007-20.03.2009 arası aylar kirasının tahsilini talep etmişlerdir. Takibe yasal süresi içinde itiraz eden davalı borçlu, davacı alacaklıları tanımadığını, kendilerinden yer kiralamadığını, sözleşme imzalamadığını, bu kişilere kira borcunun olmadığını, icra takibinin haksız yapıldığını belirtmiştir.
İcra takibinde davacı alacaklılar miras bırakanlarının yaptığı 20.12.2006 başlangıç tarihli kira sözleşmesine dayanmışlardır. İcra ve İflas Kanunu’nun 269/ 2 maddesi gereğince borçlu, itirazında kira akdini ve varsa yazılı kira sözleşmesindeki imzasını açık ve kesin olarak ret etmezse akdi kabul etmiş sayılır. Davalı, itirazında dayanılan kira sözleşmesine açıkça karşı çıkıp imzasını inkar etmemiştir.
Üstelik itiraz üzerine açılan işbu davada sözleşmeyi kabul ettiğini beyan etmiştir. Bu durumda icra takibinde dayanılan kira sözleşmesi geçerli olup tarafları bağlar. Yargılama aşamasında dosyaya celp edilen tapu kaydından dava konusu edilen kiralananın dava dışı Kerime ... ...’a ait olduğu anlaşılmaktadır.
Bununla birlikte kiralayan olmak için malik olmak gerekmediği gibi tapu maliki de noterden verdiği 12.1.2010 tarihli muvafakati ile kiralananın rızası ile kardeşi ... ... tarafından kiraya verildiğini, onun ölümünden sonra mirasçıları olan davacı alacaklıların aynı konutu kiralamalarına ve kira bedellerini kendi nam ve hesaplarına tahsil etmelerine rıza ve muvafakatinin olduğunu beyan etmiştir.
Bu durum karşısında takip ve dava hakkı olan kiralayanın külli halefi olarak mirasçılarının davalı borçlu hakkında icra takibi yapıp takibe itiraz edilmesi üzerine itirazın kaldırılması ve kiralananın tahliyesi için dava açmalarında bir usulsüzlük bulunmamaktadır. Mahkemece işin esasının incelenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile istemin ret edilmesi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2010/4011, K. 2010/8507, 6 Temmuz 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama