KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2010/4236 E., 2010/8771 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Temmuz 2010
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
- Karar tarihi
- 3.3.2010
Karar Metni
361 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı paydaşlığın giderilmesi davasına dair karar davalılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Uyuşmazlık bir adet taşınmazda ortaklığın giderilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece ortaklığın satış suretiyle giderilmesine karar verilmiş,hüküm bir kısım davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacılar vekili, davalılar ile birlikte murislerine ait olan ... merkez’de bulunan 95 ada 2 parsel sayılı taşınmazda ortaklığın satış suretiyle giderilmesini talep etmiştir. Bir kısım davalılar taşınmazın satılmasını istemediklerini beyan etmişlerdir. Mahkemece satış suretiyle ortaklığın giderilmesine karar verilmiştir.
Paydaşlığın giderilmesi davaları paylı veya elbirliği mülkiyetine konu taşınır veya taşınmaz mallarda paydaşlar arasında mevcut birlikte mülkiyet ilişkisini sona erdirip ferdi mülkiyete geçmeyi sağlayan iki taraflı taraflar için benzer sonuçlar doğuran davalardır.
Paydaşlığın giderilmesi davasını paydaşlardan biri veya bir kaçı diğer paydaşlara karşı açar. HMUK.nun 569.maddesi hükmü uyarınca davada bütün paydaşların yer alması zorunludur. Paydaşlardan veya ortaklardan birisinin ölmesi halinde alınacak mirasçılık belgesine göre mirasçılarının davaya katılmaları sağlandıktan sonra işin esasının incelenmesi gerekir.
Olayımıza gelince. Dava konusu taşınmazda paydaş olan ... ... ve ... ...’ye ait olduğu beyan edilerek sunulan mirasçılık belgelerinde murislerin soyadları bulunmamakta olup adı geçen kişilerin aynı kişiler olup olmadıkları denetlenememiştir. Ayrıca bir diğer paydaş olan ... ... ile ... ...’nin de aynı kişiler olduğu beyan edilerek sadece ... ...’ın mirasçılık belgesi sunulmuş ise de, adı geçen kişilerin de aynı kişiler olup olmadığı dosya kapsamından anlaşılamamıştır.
Mahkemece nüfus kayıtları ile mirasçılık belgeleri arasındaki çelişkilerin giderilmesi için davacıya süre verilerek ondan sonra oluşacak sonuca göre yargılamaya devam edilerek hüküm kurulması gerekirken bu husus üzerinde durulmadan karar verilmesi doğru olmadığı gibi, kabul şekli itibariyle de, davalılar ..., ..., ..., ..., ... ve ... ...’a dava dilekçesi ve karar Tebligat Kanunu 35. Maddesine göre tebliğ edilmiş olmasına rağmen tebligat yapılan adreslerin nereden temin edildikleri ve 35. Maddeye göre tebligat yapılmasının dayanağı anlaşılamadığı gibi,
dava konusu taşınmazın bulunduğu yerde keşif yapılmadan tapu kaydının zemine uyumlu olup olmadığı denetlenmeksizin eksik inceleme ile hüküm kurulması da doğru değildir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2010/4236, K. 2010/8771, 8 Temmuz 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama