KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2010/5075 E., 2010/9038 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Temmuz 2010
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
- Karar tarihi
- 1.5.2006
Karar Metni
579 kelime·3 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı paydaşlığın giderilmesi davasına dair karar davalılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava yirmiyedi adet taşınmazın paydaşlığının giderilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece ondokuz adet taşınmazın satış suretiyle ortaklığın giderilmesine, altı adet taşınmazın feragat nedeniyle reddine, iki adet taşınmaz yönünden ise mahkemenin görevsizliğine karar verilmiş, hüküm bir kısım davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Paydaşlığın (ortaklığın) giderilmesi davaları paylı veya elbirliği mülkiyetine konu taşınır veya taşınmaz mallarda paydaşlar (ortaklar) arasında mevcut birlikte mülkiyet ilişkisini sona erdirip ferdi mülkiyete geçmeyi sağlayan iki taraflı taraflar için benzer sonuçlar doğuran davalardır.
Paydaşlığın(ortaklığın) giderilmesi davasını paydaşlardan (ortaklardan) biri veya bir kaçı diğer paydaşlara (ortaklara) karşı açar. HMUK.nun 569.maddesi hükmü uyarınca davada bütün paydaşların (ortakların) yer alması zorunludur. Paydaşlardan veya ortaklardan birisinin ölmesi halinde alınacak mirasçılık belgesine göre mirasçılarının davaya katılmaları sağlandıktan sonra işin esasının incelenmesi gerekir.
Olayımıza gelince;
1- Dava konusu satışına karar verilen taşınmazlarda tapu paydaşı olan Sevim Resuloğlu’nun 26.10.2004 tarihinde, ölmüş olmasına rağmen mirasçıları davaya dahil edilmeden yargılamaya devam edilerek hüküm kurulması doğru olmadığı gibi, ölü oldukları beyan edilen tapu kayıt malikleri İzzettin Alpagut, Asuman Alpagut ve Sevmiye Günay’ın mirasçılık belgelerine, ayrıca kendisine ilanen tebligat yapılan davalılara ilanen tebliğe ilişkin divanhane askı ilan tutanaklarına da dosya kapsamında rastlanmamıştır.
Adı geçen kişilerin mirasçılık belgelerinin temini ile mirasçılarını davaya dahil edilerek taraf teşkilinin sağlanması, ilanen tebliğe ilişkin divanhane askı ilan tutanaklarının usulünce askıya çıkarılması, ondan sonra işin esası ile ilgili olarak karar verilmesi gerekirken bu hususlar üzerinde durulmadan karar verilmesi,
2- Davalı ... vekilinin görevsizlik kararı verilen 572 ve 1415 No’lu parsellere ilişkin temyiz itirazlarına gelince;
Davacılar vekili, dava dilekçesinde, 572 ve 1415 parsel nolu taşınmazların satış suretiyle paydaşlığın giderilmesini istemiş, davalı ... vekili, müvekkili olan kurumun bu parsellerde kamulaştırma sonucu paydaş olduğunu, kamulaştırılarak mülkiyeti idareye geçen kısımların ifraz edilerek kalan kısımların ortaklığının giderilmesine karar verilmesini savunmuştur.
Yargılama sırasında 572 parselin ifraz görerek 1995, 1996 ve 1997 nolu parsellerin oluştuğu, bunlardan 1995 ve 1997 parsellerin dosyanın tarafları adına, 1996 nolu parselin ise müstakilen DSİ Genel Müdürlüğü adına tescil edilmiş oldukları, dava konusu 1415 parselde ise davalı ... Müdürlüğünün kamulaştırma sonucu 2/8 oranında paydaş olduğu anlaşılmıştır.
Mahkemece hüküm fıkrasının 1 nolu bendinde dava konusu 572 nolu parselden ifrazen oluşan 1995 ve 1997 nolu parsellerin satışına karar verilmiş olmasına rağmen, 1996 Nolu parselle ilgili olumlu – olumsuz bir karar verilmemiş olup, hüküm fıkrasının 3 nolu bendinde ise dava konusu 572 parselle ilgili görevsizlik kararı verilmek suretiyle çelişki oluşturulması doğru olmadığı gibi, dava konusu 1415 No’lu parselin 2/8 payının davalı Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü’ne ait olduğu tapu kayıtlarından anlaşılmıştır.
Kamulaştırılmayan taşınmaz parçasının paydaşlığının giderilmesine bir engel yoktur.
Mahkemece, bu husus üzerinde durularak, uzman bilirkişiler ile kamulaştırma evrakı ve kadastro haritası üzerinde inceleme yapılarak, kamulaştırma haritasının mahalline uygulanması, kamulaştırılan yerin kadastro haritası üzerinde işaretlenmesi ve geri kalan parçaların satılarak paydaşlığın giderilmesine karar verilmesi gerekirken, bu husus gözetilmeksizin yazılı şekilde görevsizlik kararı verilmesi de doğru değildir.
3-Davalı ... ...’nun 1417 Parsel nolu taşınmaza yönelik temyiz itirazlarına gelince; Dosya kapsamında aynı taşınmaza ilişkin birbirinden farklı iki ayrı tapu kaydı bulunmakta olup, mahkemece hangi kaydın doğru kayıt olduğu belirlenmeden, gerekmesi halinde kayıtlar arasındaki çelişkiyi düzeltmek için dava açmak üzere ilgilisine süre verilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, tapu kaydındaki çelişki giderilmeden karar verilmesi de doğru değildir. Hüküm bu nedenlerle bozulmalıdır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2010/5075, K. 2010/9038, 12 Temmuz 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama