KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2010/5461 E., 2010/9462 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Eylül 2010
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
- Karar tarihi
- 03.11.2009
Karar Metni
326 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı paydaşlığın giderilmesi davasına dair karar davalılardan ... ... tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Uyuşmazlık, bir adet bağımsız bölüm ve bir adet taşınmazdaki ortaklığın giderilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne, ortaklığın satılarak giderilmesine karar verilmiş, hüküm davalılardan ... ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Paydaşlığın (ortaklığın) giderilmesi davaları paylı veya elbirliği mülkiyetine konu taşınır veya taşınmaz mallarda paydaşlar (ortaklar) arasında mevcut birlikte mülkiyet ilişkisini sona erdirip ferdi mülkiyete geçmeyi sağlayan iki taraflı taraflar için benzer sonuçlar doğuran davalardır.
Paydaşlığın(ortaklığın) giderilmesi davasını paydaşlardan (ortaklardan) biri veya bir kaçı diğer paydaşlara (ortaklara) karşı açar. HMUK.nun 569.maddesi hükmü uyarınca davada bütün paydaşların (ortakların) yer alması zorunludur. Paydaşlardan veya ortaklardan birisinin ölmesi halinde alınacak mirasçılık belgesine göre mirasçılarının davaya katılmaları sağlandıktan sonra işin esasının incelenmesi gerekir.
Olayımıza gelince; Dava konusu 360 ada 2 parsel sayılı taşınmazda elbirliği mülkiyet halinde ve 227 ada 35 parsel sayılı taşınmazda ise miras bırakan ... ...'ın mirasçısı olarak ortak olan 1990 doğumlu ... ...'a dava dilekçesi velayeten babası ... ... adına 2009 yılında tebliğ edilerek yargılamaya devam edilmiştir. Bu durumda, dava dilekçesinin tebliğ edildiği tarihte davalı ... ...'ın ergin olduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece adı geçen davalıya dava dilekçesinin tebliğ edilerek usulüne uygun taraf teşkilinin sağlanması, ondan sonra yargılamaya devam edilerek işin esası ile ilgili bir karar verilmesi gerekirken bu husus üzerinde durulmadan yargılamaya devam edilerek karar verilmesi doğru olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir.
Kabule göre de, satışına karar verilen bağımsız bölüm niteliğindeki taşınmazın bağımsız bölüm numarası belirtilmeksizin ana taşınmazın tamamının satılması suretiyle infazda güçlük oluşturacak şekilde ve 360 ada 2 no'lu parselin aynen taksim edilmesi talebi olmamasına rağmen aynen taksimine karar verilmiş olması da doğru değildir.
Hüküm bu nedenlerle bozulmalıdır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2010/5461, K. 2010/9462, 20 Eylül 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama