KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2010/5775 E., 2010/14025 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Aralık 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
404 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı alacak davasına dair karar davalılardan ... tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Uyuşmazlık, kira sözleşmesindeki şartların yerine getirilmemesi nedeniyle alacak istemine ilişkindir. Mahkemece davalı şirket yönünden davanın husumetten reddine, davalı ... hakkındaki istemin kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, dava dilekçesinde, davalılardan ...'ün dava konusu yeri kendisini ...m Tic.Ltd.Şti. yetkilisi olarak tanıtarak aylık 500,00.- TL kira parası karşılığında 06.08.2004 başlangıç tarihli ve 3 yıl süreli kira sözleşmesi ile kiraladığını, tarafların ayrıca kira sözleşmesine ek olarak özel şartlar içeren ek sözleşme imzaladıklarını, bu sözleşmeye göre taşınmazda yapılacak işlerin belirlendiğini, bu işlerin yapılması karşılığında 3 yıl süre ile kira ödenmeyeceğinin kararlaştırıldığını ancak kiracının taşınmazda 3 yıl süre ile kalmasına rağmen ek sözleşmede belirtilen işlerin büyük bir kısmını yapmadan taşınmazı tahliye ettiğini,
Ankara 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2007/644 D İş sayılı dosyası ile yapılan tespite göre yapılmayan işlerin 15.742TL olarak belirlendiğini, bu miktarın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili davacı ile yapılan kira sözleşmesinde kiracının ... Limited Şirketi olduğu davalının kiracılık sıfatı bulunmadığını, davanın reddini savunmuştur. Diğer şirket davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, davalı ... hakkındaki istemin kabulüne, davalı şirket hakkındaki davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Davada dayanılan ve hükme esas alınan 06.08.2004 başlangıç tarihli ve üç yıl süreli kira sözleşmesinin ön yüzünde kiracı olarak ... Ltd. Şirketi yazılmış, sözleşmenin imza bölümünde bahsi geçen şirket kaşesi vurulmak suretiyle ve davalı ...’ın ismi yazılmadan imzalanmış bulunmaktadır. Bu sözleşmeye ek sözleşmede de sözleşmenin ... Ltd. Şirketi adına yetkili ... arasında düzenlendiği belirtilmiştir.
Ankara Ticaret Sicil Memurluğunun 22.04.2009 tarihli cevabında, şirketin, 27.09.1992 tarihli kararında, şirketi temsile yetkili olarak 5 yıllığına ...’ün seçildiği, şirket dosyasında daha sonra başka birinin yetkili olarak seçilmediği belirtilmiştir. Sözleşmenin bu şekilde düzenlenmesi ve Ankara Ticaret Sicil Memurluğunun yazısı karşısında kiracının şirket olduğunun kabulü gerekir.
Kaldı ki davalı şirketin Ticaret sicilindeki kaydına münfesih şerhi işlenmesinin şirketin tüzel kişiliğinin sona ermesine yol açmayacağı halen de şirketin tasfiyeye girmediği ve ticaret sicilinden terkin edilmediği görülmektedir. Bu durumda. Türk Ticaret Kanunu 336.
Maddesinin, “idare meclisi azaları şirket namına yapmış oldukları mukavele ve muamelelerden dolayı şahsen mesul olamazlar”, düzenlemesi karşısında davalı ...’ün şirket borçlarından şahsen sorumlu olamayacağı göz ardı edilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2010/5775, K. 2010/14025, 20 Aralık 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama