KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2010/5846 E., 2010/13172 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Aralık 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
431 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı alacak davasına dair karar davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Uyuşmazlık, 80.000,00 TL kira alacağının tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmesi üzerine hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davada dayanılan ve hükme esas alınan 15.03.2007 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Sözleşmede, kira süresinin tarafların karşılıklı görüşmesi ile üç yıl uzatılabileceği, boş apart otelin personel lojmanı olarak kullanılmak üzere davalıya kiralandığı, yıllık kira bedelinin 80.000,00 TL olduğu, Hususi Şartlar 8. maddesi gereğince kiracının kiralananı boşaltmak istediği takdirde bir ay evvelinden mal sahibine ulaşacak şekilde talebini bildireceği kararlaştırılmıştır.
Bu şartlar geçerli olup tarafları bağlar.Davacı, kira sözleşmesinin ikinci yıl da yenileneceğinin davalı tarafından bildirilmesinden sonra 10.06.2008 tarihinde haber verilmeksizin kiralananın boşaltıldığını, 17.06.2008 tarihinde mahkeme aracılığıyla tespit yaptırarak zararı tespit ettirdiğini ileri sürmüş, davalı davaya cevap vermemiştir.
Kiralananın anahtarının usulüne uygun şekilde kiralayan davacıya teslim edildiğini yazılı delillerle kanıtlama yükümlülüğü davalı kiracıya aittir. ( YHGK'nun 14.10.1998 tarih ve 1998/13-709,1998/722 K. ile 12.07.2005 tarih ve 2006/6-89 Es. 2006/89 K.) Anahtar teslim edilmediği sürece kiralananın kiracının işgalinde olduğunun kabulü gerekir. Taraflar arasında yazılı şekilde anahtar teslimine ilişkin bir tutanak düzenlenmemiştir.
Tevdi mahalli tayin ettirilmediği gibi notere de usulüne uygun şekilde bırakılmamıştır. Her ne kadar davalı kiracı temyiz dilekçesinde kiralananı kullanma imkanı kalmadığından haber vererek boşalttıklarını savunmuş ise de anahtarı kiralayana teslim edip tahliye ettiğini kanıtlayamamıştır.
Davacı tarafından davalı hakkında Alanya Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2008/ D.İş. sayılı dosyası ile 17.06.2008 tarihinde yapılan tespit sonucu kiralananda meydana gelen zarar tespit ettirilmiş olup, davacının tasarrufuna geçtiğinden bu tarih itibariyle kiralananın tahliye ve teslim edildiğinin kabulü gerekir.
Kiracının kira süresi sona ermeden kira sözleşmesini tek taraflı olarak feshederek kiralananı tahliye etmesi durumunda kural olarak kira süresinin sonuna kadar kira parasından sorumlu olacağı açıktır.Bununla birlikte davacı kiralayanın Borçlar Kanunu'nun 98. maddesinin yollamasıyla 44. maddesi gereğince kira sözleşmesinden kaynaklanan yükümlülüğünden dolayı bu yerin yeniden kiralanması konusunda gayret göstermesi, böylece zararın artmasını önlemesi için kendisine düşen ödevi yapması gerekir.
O halde, davacının zararı tahliye tarihinden kiralananın aynı koşullarla yeniden kiraya verilebileceği tarihe kadar boş kaldığı süreye ilişkin kira parasından ibarettir.
Bu durumda mahkemece, tahliye tarihine kadar kira sözleşmesinden kaynaklanan kira alacağına, tahliye tarihinden itibaren ise kiralananı yeniden kiraya vermek için gereken makul sürede yoksun kalınan kira parası üzerinden hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2010/5846, K. 2010/13172, 1 Aralık 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama