KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2010/5949 E., 2010/13759 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Aralık 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
378 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı önalım davasına dair karar davacı ve davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Uyuşmazlık, önalım hakkına konu edilen payın iptali ile davacı adına tesciline ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili ve davalı vekili tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
1-Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına ve takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına, bedelde muvazaa iddiasının kanıtlanamamasına göre temyiz eden davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davalı vekilinin vekalet ücretine ilişkin temyiz itirazlarına gelince ;
Önalım hakkı paylı mülkiyet hükümlerine tabi taşınmazlarda payın üçüncü şahsa satılması halinde,diğer paydaşa o payı öncelikle satın alma hakkını veren bir haktır. Bu hak paylı mülkiyet ilişkisi kurulduğu anda doğar ve o payın üçüncü kişiye satılması ile kullanılabilir hale gelir.
Önalım hakkının kullanılmasıyla bu hakkı kullanan paydaş ile alıcı arasında kapsam ve şartları satıcı ile davalı arasında yapılan sözleşmenin aynı olan bir satım ilişkisi kurulmuş olur. Önalım bedeli tapuda gösterilen satış bedeli ile davalı tarafından ödenen harç ve masrafların toplamından ibarettir.
Olayımıza gelince; davalı, davacının da paydaşı bulunduğu 82 Ada 1 parsel sayılı taşınmazda önalım hakkına konu edilen payı taşınmazın diğer paydaşı ...'den 30.01.2008 tarihinde 100.000,00 TL bedelle satın almıştır.
Davacı tapuda satış bedelinin önalım hakkının kullanılmasını engellemek için muvazaalı olarak yüksek gösterildiğini, gerçek değerinin tespiti ile belirlenen bu değer üzerinden önalım hakkını kullanmak istediğini ileri sürerek bedelde muvazaa iddiasına dayalı önalım davası açmıştır. Dava açılırken dava harcı 100.000,00 TL üzerinden yatırılmıştır.
Mahkemece yapılan yargılama sonucu bedelde muvazaa iddiasının kanıtlanamaması, davacının da tapuda gösterilen bedel üzerinden önalım bedelini verilen kesin sürede ödememesi karşısında davanın reddine karar verildiğine göre tapuda ve dava dilekçesinde gösterilen satış ve dava değeri 100.000,00TL üzerinden davada kendisini vekille temsil ettiren davalı lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince nispi vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken yazılı şekilde davacının gerçek satış bedeli olarak beyan ettiği 22.480,00TL üzerinden eksik vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmediğinden kararın davalı yararına ve vekalet ücretine ilişkin
olarak bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2010/5949, K. 2010/13759, 15 Aralık 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama