KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2010/5999 E., 2010/13862 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Aralık 2010
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
329 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı önalım davasına dair karar davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, önalım hakkı nedeniyle payın iptali ile tescile ilişkindir. Mahkemece fiili taksim nedeniyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Önalım davasına konu payın ilişkin bulunduğu taşınmaz paydaşlarca özel olarak kendi aralarında taksim edilip her bir paydaş belirli bir kısmı kullanırken bunlardan biri kendisinin kullandığı yeri ve bu yere tekabül eden payı bir üçüncü şahsa satarsa, satıcı zamanında bu yerde hak iddia etmeyen davacının tapuda yapılan satış nedeniyle önalım hakkını kullanması T.M.K.nun 2.maddesinde yer alan dürüstlük kuralı ile bağdaşmaz. Kötü niyet iddiası 14.2.1951 gün ve 17/1 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca davanın her aşamasında ileri sürülebileceği gibi mahkemece de kendiliğinden nazara alınması gerekir. Bu gibi halde savunmanın genişletilmesi söz konusu değildir. Eylemli paylaşmanın varlığı halinde davanın reddi gerekir.
Olayımızda ise, dava konusu 1752 parselde davacının 1977 tarihinden beri paydaş olduğu ve taşınmazı tek başına kullandığı 12.5.2009 tarihinde diğer paydaşın 1/2 payı davalıya satması üzerine önalım hakkını kullandığı anlaşılmıştır.
Mahkemece her ne kadar dava fiili taksim nedeniyle reddedilmiş ise de dava konusu taşınmaz üzerindeki evi davalıya pay satan ...'in tanık beyanlarına göre 2009 yılı yaz aylarında yaptığı davacı tanığının beyanına göre davacının bu şekilde paylaşıma razı olmadığı aralarında tartışma çıktığı, yani taraflar arasında uzun zamandan beri fiili ve rızai taksim olmadığı, davalının evi yaptıktan hemen sonra payını sattığı anlaşılmakla burada fiili taksimin varlığından söz edilemez.
Dairemizin yerleşik içtihatlarına göre fiili taksimin kabulü için taraflar arasında hukuken geçerli olmasa bile yapılan paylaşmaya uygun olarak uzun süreli ve nizasız bir kullanma biçimi aranmaktadır. Mahkemece önalım bedelinin belirlenmesi ve davacıya önalım bedelini depo etmek üzere süre ve sonucuna göre karar verilmesi için hükmün bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2010/5999, K. 2010/13862, 16 Aralık 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama