KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2010/6213 E., 2010/14575 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Aralık 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
412 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı önalım davasına dair karar davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına ve takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA ve aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenden alınmasına 29.12.2010 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
ÜYE ...'IN KARŞI OY YAZISI
Davacı vekili, dava dilekçesiyle, davacının paydaşı olduğu taşınmazdaki hazine payının, davalı tarafından satın alındığını, tebligat yapılmadığı için satıştan yeni haberi olduğunu ileri sürerek, önalım hakkı nedeniyle davalı adına kayıtlı payın iptali ile davacı adına tescilini istemiştir.
Davalı vekili cevabında, dava konusu taşınmazı davacının tek başına edinip üzerine zemin+bir katlı işyeri ve meskenden ibaret binayı yaptığını, tek başına malik iken 2000 yılında yapılan imar düzenlemesi sonucunda 333/983 payın Maliye Hazinesine, 650/983 payın da davalı adına tapuya kaydedildiğini, bu şekilde taşınmaz üzerindeki mülkiyetin paylı mülkiyete dönüştüğünü, davalının binanın ruhsatını almak isteyince, kendisine Hazine payını satın almasının önerildiğini, bunun üzerine Hazine payını satın almak için 15.09.2006 tarihinde defterdarlık makamına başvurduğunu, ancak payı alacak parası olmadığından,
... isimli kişiden borç para alarak Hazine payını satın aldığını, borç para verenin alacağını teminat altına almak için, davalıya ait payın davacıya devrini sağladığını, her iki işlemin aynı gün yaklaşık iki saat arayla gerçekleştiğini, davacının daha sonra açtığı iş bu davayla önalım hakkını kullanmak istemesinin yasal olmadığını ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davalı savunmasının ayrı bir dava konusu olacağı ve şekil şartları tamamlandığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmişse de, yapılan inceleme ve araştırma hakkaniyete uygun bir karar için yeterli bulunmamaktadır.
Davalı savunması, davalı tanıklarının birbirini doğrulayan ve olaylara dayalı olarak alınan beyanlarıyla doğrulanmıştır. Dosyada mevcut resmi senet örnekleriyle, davalının Hazine payını satın almak için Defterdarlık Makamına verdiği dilekçe içeriğinin de tanık beyanlarını desteklediği görülmüştür. İşlemi gerçekleştiren Veysel Yücel'in olay nedeniyle soruşturma geçirerek, sonunda emekli olduğu ileri sürülmüştür.
Bu durumda mahkemece, davalının Hazine payını satın alma ile ilgili başvurusu üzerine ne gibi işlemler yapıldığı araştırılarak, buna dair bilgi ve belgelerin getirtilmesi, satış işlemini gerçekleştiren Veysel Yücel'le ilgili idare tahkikat evrakının getirtilerek oradaki bilgi ve belgeler de gözetilerek, delillerin hep birlikte değerlendirilmek suretiyle 4721 Sayılı TMK.'nun 2. maddesinde anlamını bulan dürüstlük kuralına aykırı davranışın ve hakkın kötüye kullanılmasının bulunup bulunmadığının değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekmektedir.
Mahkeme kararının bu gerekçeyle bozulması gerektiği düşüncesinde olduğumdan aksine düşüncelerle onanmasına ilişkin çoğunluk görüşüne katılmıyorum. 29.12.2010
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2010/6213, K. 2010/14575, 29 Aralık 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama