KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2010/6322 E., 2010/10893 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Ekim 2010
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
292 kelime·1 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Uyuşmazlık temerrüt nedeni ile tahliye istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı dava dilekçesinde davalının dava konusu taşınmazda kiracı olduğu ve temerrüt nedeniyle kiralananın tahliyesine karar verilmesini istemiştir. Davalı kiracılık ilişkisine karşı çıkmış ve dava konusu yerin ... belediyesine ait olduğunu beyan ile davanın reddini savunmuştur. Mahkemece davanın husumet nedeni ile reddine karar verilmiştir.
Borçlar Kanununun 260.maddesi hükmü uyarınca temerrüt nedeniyle açılacak tahliye davasının kural olarak kiralayan tarafından açılması gerekir. Kiralayanlar birden fazla ise aralarında zorunlu dava arkadaşlığı bulunduğundan ihtarnameyi birlikte göndermeleri ve yine davayı da birlikte açmaları zorunludur. Kiralayan durumunda olmayan malik veya kiralananı sonradan iktisap eden yeni malikin önceden kiracıya ihbar göndererek kira paralarının kendisine ödenmesini istemesi bu ihbarın sonuçsuz kalması halinde yasal içerikli ihtarname tebliğ ettirmek suretiyle dava açması gerekir. Dava hakkına ilişkin bu husus mahkemece kendiliğinden göz önünde bulundurulmalıdır.
Kural olarak tahliye davaları kiralayan tarafından açılır. Kiralayanın malik olması gerekmez. Ancak Davalı kira ilişkisine karşı çıkmıştır. Bu durumda kira ilişkisinin varlığını ve koşullarını davacının kanıtlaması gerekir. Davacının sunduğu deliller kiracılık ilişkisinin kanıtlanması için yeterli değildir. Mahkemece HUMK 288. maddesi gözönünde bulundurularak davacının delillerinin toplanması, davacı her türlü delile dayandığına göre bunun içinde yemin delilinin de bulunduğunun kabullü ile davacının iddiasını kanıtlaması için davalıya yemin teklif etme hakkı hatırlatılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken bu hususun göz ardı edilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2010/6322, K. 2010/10893, 14 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama