KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2010/6423 E., 2010/11072 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Ekim 2010
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
- Karar tarihi
- 01.04.2010
- Üçüncü şahıs
- —
Karar Metni
407 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali davasına dair karar davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, itirazın iptali, kira alacağının tahsili, kiralananın tahliyesine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya kapsamına, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerekçelere göre davalı vekilinin takibin devamı ve alacağın tahsiline ilişkin hükme yönelik temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davalı vekilinin kiralananın tahliyesine yönelik hükme ilişkin temyiz itirazlarına gelince;
Davacı, 15.01.2009 günlü haciz ve tahliye istekli olarak başlatmış olduğu icra takibi ile 13.11.2006 ile 13.01.2009 tarihleri arası ödenmediğini iddia ettiği toplam 5.445.00.-TL kira alacağının davalıdan tahsilini istemiş, verilen yasal sürede ödeme gerçekleşmediğinden, davalı tarafça yapılan itirazın iptalini, temerrüt sebebiyle kiralananın tahliyesini istemiştir. Davalı icra takibine vaki itirazında borcunun bulunmadığını beyan etmiş, yargılamada ise davacının kiralayan olmadığını, sözlü kira anlaşmasının davacının kayınbabası ... ile yapıldığını, davanın reddini savunmuştur.
Borçlar Kanununun 260.maddesi hükmü uyarınca temerrüt nedeniyle açılacak tahliye davasının kural olarak kiralayan tarafından açılması gerekir. Kiralayanlar birden fazla ise aralarında zorunlu dava arkadaşlığı bulunduğundan ihtarnameyi birlikte göndermeleri ve yine davayı da birlikte açmaları zorunludur. Kiralayan durumunda olmayan malik veya kiralananı sonradan iktisap eden yeni malikin önceden kiracıya ihbar göndererek kira paralarının kendisine ödenmesini istemesi bu ihbarın sonuçsuz kalması halinde yasal içerikli ihtarname tebliğ ettirmek suretiyle dava açması gerekir. Dava hakkına ilişkin bu husus mahkemece kendiliğinden gözönünde bulundurulmalıdır.
Davacı vekili dava dilekçesinde, kiralananın 13.11.2006 tarihinde sözlü olarak kiraya verildiğini beyan etmiş ise de 16.06.2009 günlü imzalı cevabi dilekçesinde, tapu maliki sıfatı ile takip yapıp, dava açtıklarını beyan etmiştir. Dava, sulh mahkemesinde itirazın iptali istemiyle açıldığına göre davalı icra takibindeki itirazları ile bağlı değildir. Davalının tüm savunma delillerinin mahkemece toplanması gerekir.
Davalı, davacının kiralayan olmadığını, sözlü kira sözleşmesinin davacının kayınbabası ... ile düzenlendiğini savunmuş, yargılamada tanık sıfatı ile dinlenilen bu kişide kiralananın 13.11.2006 tarihinde kendisi tarafından, davalıya kiraya verildiğini söylemiştir.
Bu durumda taraf ve tanık beyanlarından, davacının kiralayan sıfatının bulunmadığı ayrıca yukarıdaki esaslar doğrultusunda da kira bedellerinin kendisine ödenmesi yönünde davalıya herhangi bir ihbarda bulunmadığı anlaşıldığından, davacının tahliyeye ilişkin isteminin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle istemin kabulüne karar verilmesi doğru olmadığından hükmün tahliyeye ilişkin olarak bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2010/6423, K. 2010/11072, 19 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama