KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2010/6448 E., 2010/10620 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Ekim 2010
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
358 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı paydaşlığın giderilmesi davasına dair karar davalılardan ... tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, dört adet taşınmazın paydaşlığının giderilmesine ilişkindir. Mahkeme satış kararı vermiş, hükmü davalı ... temyiz etmiştir.
Davacı vekili borçlu davalı ...’dan alacaklarının tahsili amacıyla başlatılan icra takibi sonucu dava konusu parsellerdeki davalının hissesinin satışı mümkün olmadığından icra hukuk mahkemesinden ortaklığın giderilmesi davası açılması için yetki aldıklarını belirterek taşınmazların satışı suretiyle ortaklığının giderilmesini istemiştir.
Borçlu ortağın alacaklısı İ.İ.K.nun 121.maddesine göre icra hakiminden alacağı yetki belgesine dayanarak borçlunun ortağı elbirliği mülkiyetine göre malik olduğu taşınmaz için ortaklığın giderilmesi davası açabilir. Bunun için icra hakiminden yetki belgesi alması zorunludur. İcra hakiminden yetki belgesi almadan doğrudan doğruya veya yetkisi olmayan icra müdürünün verdiği yetki belgesine dayanılarak dava açılması halinde dava hemen reddedilmeyip, icra hakiminden yetki belgesi almak üzere önel verilmelidir.
Bu şekilde açılacak davada borçlu ortak dahil tüm ortakların davaya dahil edilmeleri zorunludur.
Borçlu ortağın alacaklısı tarafından açılan davada birden fazla taşınmaz dava konusu edilmiş ise icra takibine konu borç miktarına göre dava tarihi itibariyle taşınmazlardan borçlu ortağın payına düşecek değerin tespit edilerek borca yetecek miktarda taşınmazın ortaklığının giderilmesine karar verilmesi, fazlaya ilişkin istemin reddedilmesi gerekir.
1-Davalının 778 nolu parsele ilişkin temyiz itirazları yönünden; dava konusu edilen ve satışına karar verilen 778 No’lu parsel 1 / 2 pay oranında borçlu davalı ... ve ... adına kayıtlıdır. Bu haliyle taşınmaz paylı mülkiyet hükümlerine tabi olup parselde borçlu davalı ...’ın da müstakil 1/2 payı bulunmaktadır. Bağımsız olarak payın haczi ve satışı mümkün olduğundan davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
2-Davalının 13, 783 ve 779 nolu parsellere ilişkin temyiz itirazlarına gelince; Davanın açıldığı tarihteki şartlara göre değerlendirilip karara bağlanması gerekir. Davalıların mürisi ...’ın 20.10.2009 tarihinde öldüğü dosyaya sunulan mirasçılık belgesinden anlaşılmaktadır. Davanın açıldığı tarihte 13, 783, ve 779 nolu parsellerde borçlu ...’ın payı olmadığı gibi miras bırakanı ... da sağ gözükmektedir. Bu durumda davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi doğru değildir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2010/6448, K. 2010/10620, 11 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama