KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2010/6661 E., 2010/11035 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Ekim 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
626 kelime·3 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı önalım davasına dair kararın temyiz incelemesi duruşmalı olarak davacı tarafından süresi içinde istenilmekle gün tayin edilerek taraflara gönderilen davetiyelerin tebliğ edilmesi üzerine belli günde davacı vekili Av.... geldi. Davalılar ve vekilleri gelmedi. Hazır bulunanın sözlü açıklaması dinlendikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Uyuşmazlık, önalım hakkına konu edilen payların iptali ile davacı adına tesciline ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi üzerine hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili,dava dilekçesinde, müvekkilinin paydaşı olduğu 856 parsel No’lu taşınmazda davalı ...’un pay satın aldığını 17.3.2008 tarihinde öğrendiğini, önalım hakkını kullanmak istediğini, ancak tapuda satış bedelinin önalım hakkını engellemeye yönelik olarak muvazaalı şekilde yüksek gösterildiğini belirterek, davalı adına kayıtlı payın iptali ile davacı adına tescilini talep etmiştir.
Davacı işbu dava ile birleştirilen Tuzla Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2008 / 296 esas 2009 / 366 karar sayılı dosyasında davalı ...’in, Tuzla Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2008 / 297 esas 2009 / 677 karar sayılı dosyasında da davalı ...’in satın aldığı paylara yönelik önalım davası açmıştır.
Davalı ... vekili, müvekkilinin payı gerçekte 90.000 TL bedelle satın aldığını, ancak tapuda belediye rayiç bedelinin gösterildiğini, davacının bu durumdan yararlanmak için kötü niyetle dava açtığını, davalı ... vekili, davanın süresinde açılmadığını, davacının payının da satın alınması için görüşmeler yapılmış ise de bir mutabakata varılamadığını, bunun üzerine davacının payını istediği bedelle müvekkiline satabilmek için önalım davası açtığını, taşınmazın çok sayıda paydaşı olup fiilen taksim edilerek kullanıldığını,
davalı ... vekili de müvekkilinin dava konusu edilen payını komisyoncu aracılığı ile ve pazarlık sonucu 65.000 TL bedelle satın aldığını, ancak tapuda belediye rayiç bedelinin gösterildiğini, davacının bu durumdan yararlanmak için kötü niyetle dava açtığını belirterek, davaların reddine karar verilmesini savunmuşlardır.
Önalım hakkı, paylı mülkiyet hükümlerine tabi taşınmazlarda payın üçüncü kişiye satılması halinde, diğer paydaşlara o payı öncelikle satın alma yetkisini veren bir haktır. Bu hak paylı mülkiyet ilişkisi kurulduğu anda doğar ve payın üçüncü kişiye satılması ile kullanılabilir hale gelir. Önalım hakkının kullanılmasıyla bu hakkı kullanan paydaş ile alıcı arasında kapsam ve şartları satıcı ile davalı arasında yapılan sözleşmenin aynı olan bir satım ilişkisi kurulmuş olur. Önalım bedeli tapuda gösterilen satış bedeli ile davalı tarafından ödenen harç ve masrafların toplamından ibarettir.
Olayımıza gelince ; önalım hakkının ilişkin bulunduğu taşınmazda davalı ... 29.12.2006 tarihinde ...’in 1074 / 35840 payını 25.000 TL bedelle, davalı ... 12.7.2007 tarihinde ...’un 1074 / 35840 payını 25.000 TL bedelle ve davalı ... de ...’in 1074/35840 payını 31.10.2002 tarihinde 16.000 TL bedelle satın almıştır.
Davacı da satışlardan 17.3.2008 tarihinde haberdar olduğunu belirterek 26.3.2008 tarihinde açtığı davalar ile önalım hakkı nedeniyle payların iptali ile adına tescilini istemiştir. Uyuşmazlığın satış tarihi itibariyle 1.1.2002 tarihinde yürürlüğe giren 4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu hükümlerine göre çözümlenmesi gerekir.
Türk Medeni Kanunu’nun 733. maddesinde yapılan satışın alıcı veya satıcı tarafından diğer paydaşlara noter aracılığıyla bildirilmesi yükümlülüğü getirilmiştir. Bu yükümlülük yerine getirilmediğinden 26.3.2008 tarihinde açılan davalar süresindedir. Davalı alıcılar, satışı noter aracılığı ile davacıya bildirmediğine göre satış tarihi ile dava tarihi arasındaki sürenin geçmesine kendileri sebebiyet verdiğinden önalım bedelinin tespitini isteyemez.
Öte yandan tapuda yapılan işlemin tarafı olduklarndan bedelde muvazaa yapıldığı savunmasında da bulunamazlar. Önalım hakkının tapudaki satış bedeli, harç ve masraflar tutarı üzerinden tanınması gerekir.Davacı da tapuda gösterilen satış bedeli ve tapu harç ve masraflarının üzerindeki bedelleri süresi içinde mahkeme veznesine depo etmiştir.
Mahkemenin bu bedeller üzerinden davanın kabulüne karar vermesi gerekirken, davalıların sundukları adi yazılı satış sözleşmelerinde yazılı bedellere itibar ederek o bedeller üzerinden önalım hakkının tanınmasına hükmetmesi doğru görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2010/6661, K. 2010/11035, 19 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama