KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2010/7006 E., 2010/14551 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Aralık 2010
- Mahkemesi
- Fatih 1. İcra Mahkemesi
Karar Metni
294 kelime·1 dk okuma
İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Davacı alacaklı tarafından davalı borçlu hakkında 30.660.-TL kira alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine davalının itiraz etmesi üzerine davacı icra mahkemesinden itirazın kaldırılması isteminde bulunmuştur. Mahkemece borcun 8.430.-TL kısmı icra takibi sonrasında ödendiğinden konusu kalmayan alacak için karar verilmesine yer olmadığına, takip tarihinden itibaren reeskont faizinin devamına, 17.015.-TL asıl alacak 156.29.-TL faiz için itirazın kaldırılmasına, bu miktar toplamının %40 oranında icra inkar tazminatı ile davalının sorumlu tutulmasına karar verilmesi üzerine karar davacı alacaklı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı 19.11.2008 tarihinde başlatmış olduğu icra takibinde 6.6.2002 başlangıç tarihli ve üç yıl süreli kira sözleşmesine dayanmıştır.Sözleşmede aylık kiranın 3.750.-TL olduğu ve her ayın 1-3'ü arasında peşin olarak ödeneceği hüküm altına alınmıştır. Davalı borçlu itirazında borcu bulunmadığını, muacceliyet koşulunun gerçekleşmediğini bildirmiştir.
Mahkemece kararın gerekçe kısmında 22.230.-TL kira alacağı ve 156.29.-TL faiz miktarı üzerinden itirazın kaldırılmasına, borçlunun 26.445.-TL alacak ve 156.29.-TL faizin %40 oranında icra inkar tazminatı ile mahkumiyetine karar verilmesi gerekirken, yanlış hesap ile asıl alacağın 17.015.-TL yazıldığı açıklanmıştır.
Kararın hüküm kısmında ise borcun 8.430.-TL kısmı icra takibi sonrasında ödendiğinden konusu kalmayan alacak için karar verilmesine yer olmadığına, takip tarihinden itibaren reeskont faizinin devamına, 17.015.-TL asıl alacak 156.29.-TL faiz için itirazın kaldırılmasına, bu miktar toplamının %40 oranında icra inkar tazminatı ile davalının sorumlu tutulmasına karar verildiği görülmüştür.
Bu durumda kararın gerekçe kısmı ile hüküm kısmı çelişkili olup, mahkemece bu çelişki giderildikten sonra esas hakkında bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmadığından kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2010/7006, K. 2010/14551, 30 Aralık 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama