KÜNYE
(Kapatılan) 6. Hukuk Dairesi 2010/757 E., 2010/4980 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Nisan 2010
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
322 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı paydaşlığın giderilmesi davasına dair karar davalılardan ... mirasçıları vekili tarafından süresi içinde temyiz edilmediğinden, Mahkemece 16.11.2009 tarih ve 2007/1292 E 2009/763 sayılı kararla temyiz dilekçesi reddedilmiş, ret kararı yasal süre içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Uyuşmazlık, bir adet taşınmazda ortaklığın giderilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece, dava konusu taşınmazın satış suretiyle ortaklığının giderilmesine karar verilmiş, hüküm davalı ... mirasçıları vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyaya sunulan mirasçılık belgesinden davalı ...’un 1996 yılında öldüğü anlaşıldığından davalı ...’a yapılan tebligat geçersiz olup, öğrenmeye nazaran temyizin süresinde olduğu anlaşıldığından mahkemece verilen temyizin süre yönünden reddine ilişkin 2007/1292 E 2009/763 karar sayılı 16.11.2009 tarihli kararın kaldırılmasına karar verilip dosyanın esasının incelenmesine geçildi.
Davacı vekili, dava dilekçesinde, müvekkilinin de paydaşı olduğu ... ... Mah. ... No’lu parselin aynen taksimi, mümkün olmaz ise, satış suretiyle ortaklığın giderilmesini istemiş, davalı duruşmalara katılmamış, savunmada bulunmamıştır.
Paydaşlığın giderilmesi davaları paylı veya elbirliği mülkiyetine konu taşınır veya taşınmaz mallarda paydaşlar arasında mevcut birlikte mülkiyet ilişkisini sona erdirip ferdi mülkiyete geçmeyi sağlayan iki taraflı taraflar için benzer sonuçlar doğuran davalardır.
Paydaşlığın giderilmesi davasını paydaşlardan biri veya bir kaçı diğer paydaşlara karşı açar. HMUK.nun 569.maddesi hükmü uyarınca davada bütün paydaşların yer alması zorunludur. Paydaşlardan veya ortaklardan birisinin ölmesi halinde alınacak mirasçılık belgesine göre mirasçılarının davaya katılmaları sağlandıktan sonra işin esasının incelenmesi gerekir.
Olayımıza gelince; davaya konu edilen ve satışına karar verilen ... No’lu parselde pay sahibi ...’un 1996 yılında öldüğü anlaşıldığından kendisine yapılan tebligatın geçerli olduğundan bahsedilemez. Mahkemece yapılacak iş adı geçen şahsın mirasçılık belgesi doğrultusunda mirasçılarının davaya dahil edilerek taraf teşkilinin sağlanması ve bundan sonra da işin esası hakkında hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmadığından kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2010/757, K. 2010/4980, 26 Nisan 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama