KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2010/7579 E., 2010/11675 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Ekim 2010
- Mahkemesi
- Marmaris İcra Mahkemesi
Karar Metni
270 kelime·1 dk okuma
İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Uyuşmazlık, tahliye taahhüdü nedeniyle başlatılan icra takibine itirazın kaldırılması ve tahliye istemine ilişkindir. Mahkemece istemin kabulüne karar verilmiş, karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, davalı kiracı tarafından kiralananın 31.12.2009 tarihinde tahliye edileceği taahhüt edilmesine rağmen taşınmazın tahliye edilmediğinden söz ederek 05.01.2010 tarihinde başlatmış olduğu icra takibi ile davalının tahliyesini talep etmiş, itiraz üzerine icra mahkemesine başvurarak itirazın kaldırılması isteminde bulunmuştur.
Davalı ise takibe itirazında ve yargılamadaki savunmasında takibe dayanak taahhüdün baskı altında verilmiş olduğundan geçersiz olduğunu, bu nedenle iptali için Marmaris Sulh Hukuk Mahkemesine taahhüdün iptali istemiyle dava açıldığını, söz konusu davanın sonucunun beklenilmesini talep etmiştir.
Mahkemece her ne kadar “dayanak taahhüdün şekil ve esasları bakımından usul ve yasaya uygun olduğu, kira akdinin başlangıç tarihinden sonra tanzim edildiği, davalı kiracı tarafından imzaya itiraz edilmemiş olduğundan” bahisle taahhüdün iptali davasının sonucu beklenilmeden istemin kabulüne karar verilmiş ise de, Marmaris Sulh Hukuk Mahkemesinin 2009/879 Esas sayılı dava dosyasının incelenmesinde takibe dayanak 07.08.2009 tanzim tarihli tahliye taahhüdünün iptali istemiyle 29.12.2009 tarihinde dava açılmış olduğu ve yargılamasının devam etmekte olduğu anlaşılmıştır.
Söz konusu dosyada taahhüdün iptaline karar verilmesi halinde eldeki bu davanın konusu kalmayacağından mahkemece taahhüdün iptali davasının bekletici mesele yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile dava sonucu beklenilmeden kabul kararı verilmesi doğru değildir.
Karar bu nedenle bozulmalıdır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2010/7579, K. 2010/11675, 27 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama