KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2010/8257 E., 2010/11184 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Ekim 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
489 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali davasına dair karar davalı ve davacılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Uyuşmazlık, kira parasının tahsiline yönelik icra takibine yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatına ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmesi üzerine hüküm davalı ve davacı vekili tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
1-Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına ve takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı ve davalı vekillerinin aşağıdaki bentlerin dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı vekilinin icra inkar tazminatı ve işleyecek faiz oranına ilişkin temyiz itirazları bakımından;
Davacı, sözlü kira anlaşmasına dayalı olarak davalı ile dava dışı ... ve ... hakkında aylık 11.600,00 TL asıl alacak ve 2.324,00 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 13.924,00 TL'nin tahsili için ... İcra Müdürlüğü’nün 2008 / 4217 sayılı dosyası ile icra takibi yapmış, takibe yasal süresi içinde itiraz eden davalı, takipte istenilen alacağın yasal dayanağı bulunmadığını belirterek borcun tamamına itiraz etmiştir.
İtiraz üzerine açılan davada davacı tarafından yazılı kira sözleşmesi ibraz edilmiştir.
01.11.2004 başlangıç tarihli ve üç yıl süreli yazılı kira sözleşmesinin ön yüzünde davacıların 10.11.2005 tarihinde ölen miras bırakanları ... ile dava dışı ...'nın kiralayan olduğu, aylık 3.250,00 TL bedelle işyeri olarak kullanılmak üzere davalı ... ile dava dışı ... ve ...'e kiralandığı, arka yüzünde ise kiracılar başlığı altında davalı ... ile dava dışı ..., müşterek borçlu ve müteselsil kefil başlığı altında ... adı ve imzasının olduğu,
Özel Şartlar 4. maddesi gereğince kira parasının peşin ve her ayın en geç üçüncü günü akşamına kadar ödeneceği, 5. maddesi gereğince kira alacağının süresinde ödenmemesi üzerine aylık %10 faiz ödeneceği, 6. maddesi gereğince kira parasının net olduğu, 8. maddesi gereğince kira ilişkisinin devam etmesi halinde kirayı ilk yıl için TEFE + TÜFE ortalaması olarak arttırmayı kabul edeceği kararlaştırılmıştır. Bu şartlar geçerli olup tarafları bağlar.
Davalı vekili, icra takibinde sözlü akde dayanılmasına karşın davada yazılı kira sözleşmesine dayanılamayacağından kira sözleşmesindeki imzaya karşı beyanda bulunmayacağını beyan etmiştir. İcra ve İflas Kanunu'nun 67. maddesi gereğince takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.
Bu durumda uyuşmazlığın imzası inkar edilmeyen 01.11.2004 başlangıç tarihli ve üç yıl süreli kira sözleşmesi hükümlerine göre çözümlenmesinde bir usulsüzlük bulunmamaktadır.
Ancak, kira sözleşmesinde akdi faiz kararlaştırılmasına karşın yasal faize hükmedilmesi, işlemiş faiz ile birlikte müddeabih haline gelen miktar üzerinden icra inkar tazminatına karar verilmesi gerekirken sadece asıl alacak miktarı üzerinden icra inkar tazminatının tahsiline karar verilmesi doğru görülmemiştir.
3- Davalı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; Mahkemece, hüküm altına alınan 5.800,00 TL kira alacağı ve 2.324,00 TL işlemiş faiz toplamının 8.124,00 TL olması gerekirken 8.599,74 TL olduğu belirtilerek bu miktar üzerinden itirazın iptaline karar verilmesi de hatalı olmuştur. Hüküm, bu nedenlerle bozulmalıdır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2010/8257, K. 2010/11184, 20 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama