KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2010/8441 E., 2010/11729 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Ekim 2010
- Mahkemesi
- Sivas İcra Mahkemesi
Karar Metni
252 kelime·1 dk okuma
İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Davacı alacaklı tarafından davalı borçlu hakkında kira alacağının tahsili amacıyla tahliye istekli olarak başlatılan icra takibine vaki itiraz üzerine davacı alacaklı icra mahkemesine başvurarak itirazın kaldırılması ve tahliye isteminde bulunmuştur. Mahkemece istemin red edilmesi üzerine karar davacı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir
Davacı alacaklı dava dilekçesinde davalıların 2.11.2009 başlangıç ve bir yıllık kira sözleşmesi ile kiracı olduklarını,davalıların kira bedelini ödemediklerinden hakkında icra takibi yaptıklarını davalıların takibe haksız olarak itiraz ettiklerini belirterek itirazın kaldırılması ,kiralananın tahliyesi ve % 40 icra inkar tazminatı istemiştir.Davalılar davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Takibe dayanak yapılan ve hükme esas alınan 2.11.2009 başlangıç tarihli ve 5 yıl süreli sözleşme konusunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır.Bu sözleşmeyi ...kiralayan, ... kiracı, ... ise kefil olarak imzalamıştır.Sözleşmede kiralayan ...’dır.Takip ...tarafından Yunis Şeremeti’ye verdiği vekaletnameye istinaden ve vekaletnamedeki tevkil yetkisine dayanarak bu vekilin verdiği vekaletname ile avukat tarafından yapılmıştır.
Bu nedenle takibin kiralayan adına yapıldığının kabulü gerekir.Vekil tarafından temerrüt ihtarının gönderilemeyeceğine ilişkin kanunda bir yasaklama getirilmemiştir.Bu nedenle takibin vekil tarafından yetkilendirdiği vekaletnameye göre avukat tarafından yürütülmesinde bir usulsüzlük bulunmamaktadır.Öte yandan davalının takibe itirazında husumete ilişkin bir itirazıda yoktur.bu nedenle işin esasının incelenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmadığından hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2010/8441, K. 2010/11729, 27 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama