KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2010/8537 E., 2010/14482 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Aralık 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
290 kelime·1 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı önalım davasına dair karar davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, önalım hakkı nedeniyle payın iptali ve tescile ilişkindir. Mahkemece istemin kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, miras bırakanı ...'nın payına dayanarak davalının 29.5.2006 tarihinde aldığı payların önalım hakkı nedeniyle iptali ve müvekkili adına tescilini istemiş, diğer mirasçılarında onayı alınmıştır. Davalı yargılamanın son aşamasında eylemli bölünme savunmasında bulunmuş, mahkemece keşifte dinlenen davalı tanıklarının eylemli bölünme hakkında beyanda bulunmadıkları davalının bu savunmasını kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Önalım davasına konu payın ilişkin bulunduğu taşınmaz paydaşlarca özel olarak kendi aralarında taksim edilip her bir paydaş belirli bir kısmı kullanırken bunlardan biri kendisinin kullandığı yeri ve bu yere tekabül eden payı bir üçüncü şahsa satarsa, satıcı zamanında bu yerde hak iddia etmeyen davacının tapuda yapılan satış nedeniyle önalım hakkını kullanması T.M.K.nun 2.maddesinde yer alan dürüstlük kuralı ile bağdaşmaz. Kötü niyet iddiası 14.2.1951 gün ve 17/1 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca davanın her aşamasında ileri sürülebileceği gibi mahkemece de kendiliğinden nazara alınması gerekir. Bu gibi halde savunmanın genişletilmesi söz konusu değildir. Eylemli paylaşmanın varlığı halinde davanın reddi gerekir.
Davalı eylemli bölünme savunmasını, yargılamanın her aşamasında ileri sürülebilir. Bu halde savunmanın genişletilmesi sözkonusu değildir. Davalı, tanıkları dinlenip, mahallinde keşif yapıldıktan sonra bu savunmada bulunmuştur. Davalının eylemli bölünmeyle ilgili delilleri, davacının karşı delilleride toplanmak suretiyle bu savunmanın araştırılması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle davanın kabulü doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2010/8537, K. 2010/14482, 29 Aralık 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama