KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2010/8539 E., 2010/11255 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Ekim 2010
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
269 kelime·1 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Uyuşmazlık, temerrüt nedeniyle kiralananın tahliyesi ve alacak istemine ilişkindir. Mahkemece, kiralananın tahliyesine alacağın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, dava dilekçesinde, davalının kendisine ait taşınmazda 2007 Mart ayı başlangıç tarihli sözlü kira sözleşmesi ile kiracı olduğunu, Mayıs 2008 ile Haziran 2009 tarihleri arasındaki aylık kira bedeli olan 350 TL den toplam 5250 TL nin tahsili için temerrüt ihtarnamesi gönderdiğini ancak davalının yasal sürede kira borcunu ödemediğini belirterek, temerrüt nedeniyle kiralananın tahliyesine ve 2007 Mart ayından itibaren 16 aylık kira alacağı ve ödenmeyen su parası toplamı 5600 TL nin tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı, davacı ile arasında kira sözleşmesi bulunmadığını, dava konusu kiralananı oğlu ...’ın kiraladığını davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Davacının dayandığı sözlü kira sözleşmesi davalı tarafından inkar edilmesi halinde davacı kira akdinin varlığını kanıtlamakla yükümlüdür. Davacının ileri sürdüğü yıllık kira parası miktarına göre HUMK.nun 288. maddesi hükmü uyarınca kira ilişkisinin yazılı belge ile kanıtlanması gerekir. Davacının tanık dinletme isteğine davalı muvafakat etmedikçe tanık dinlenemez. Bu durumda davacı tanıklarının beyanlarına itibar edilemeyeceğinden davacının dava dilekçesinde deliller bölümünde her türlü delil sözcüğü kullanılmakla deliller arasında yemin delilinin varlığı kabul edilerek davacının davalıya yemin teklif etme hakkı bulunduğu hatırlatılıp hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı şeklide hüküm tesisi doğru olmadığından kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2010/8539, K. 2010/11255, 20 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama