KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2010/8835 E., 2010/14197 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Aralık 2010
- Mahkemesi
- İzmir 10.İcra Mahkemesi
Karar Metni
298 kelime·1 dk okuma
İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar davacı-davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Davacı alacaklı tarafından davalı borçlu hakkında İzmir 7. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2006/1674 karar sayılı ve 27.9.2007 kesinleşme tarihli kira tespit ilamına dayanılarak 2006 Mayıs-2007-Haziran tarihleri arası KDV dahil brüt kira parası farkları ve 2007 Temmuz ayından ödenmeyen 110 TL kira parası ile ödenmeyen KDV dahil brüt kira paraları toplamı 29.410. TL'nin tahsili amacıyla tahliye istekli olarak başlatılan icra takibine davalının itiraz etmesi üzerine davacı icra mahkemesinden itirazın kaldırılması ve tahliye isteminde bulunmuştur. Mahkemece Şişli 2. İcra Mahkemesinin 2007/865 esas sayılı icra dosyasında icra takibi iptal edildiğinden davanın reddine karar verilmesi üzerine karar davacı ve davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı alacaklı tarafından takibe dayanak yapılan İzmir 7. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2006/1674 karar sayılı kira tespit ilamında 1.5.2006 tarihinde başlayan dönemde kira parasının aylık brüt 2650 TL olacağı kararlaştırılmıştır. Davalı borçlu süresinde yapmış olduğu itirazında alacak miktarının net olmadığını takibe, borca, yetkiye ve borcun tüm ferilerine itiraz ettiğini beyan etmiştir.
Şişli 2. İcra Mahkemesinin 2007/865 esas sayılı dosyasında tespite ilişkin kararın eda hükmünde olmadığından ilamlı takip yapılamayacağından takibin iptaline karar verilmiştir. Kira tespit ilamına karşı ilamlı takip yoluna gidilemez ise de kesinleşen tespit kararına karşı kira farkı alacağı yönünden haciz ve tahliye istekli takip yapılmasında bir usulsüzlük yoktur.
Bu nedenle Şişli 2. İcra Mahkemesinin 2007/865 esas sayılı dosyası olayımızı etkilemediğinden verilen karara esas alınması yerinde değildir.Mahkemece işin esasına girilerek bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmadığından kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2010/8835, K. 2010/14197, 27 Aralık 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama